KİMLER KÖPEK SAHİBİ OLMALI, KİMLER OLMAMALIDIR? - Yarımada Gazetesi

KİMLER KÖPEK SAHİBİ OLMALI, KİMLER OLMAMALIDIR?

Yarımada Gazetesi 15/07/2017 - 13:34:56 Bu haber 1163 kere okundu
KİMLER KÖPEK SAHİBİ OLMALI, KİMLER OLMAMALIDIR?

Veteriner Hekim Sevim Isparta kimdir?

Veteriner Hekim Sevim Isparta, 1993 yılında Bodrum’da doğmuş, ilk ve orta düzey öğrenimini burada tamamladıktan sonra 2011 yılında Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde lisans öğrenimine başlamıştır. Halen aynı üniversitede doktora öğrenimine devam etmektedir.

2013 yılından bu yana hayvan davranışları ve refahı konusunda bilimsel projelerin içinde yer alarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir..

26 Mayıs 2017 tarihinde Karia Rotary Klubü işbirliği ile başlayıp Bodrum’daki anaokullarında hala devam etmekte olan “ Çocuklar için Köpek Dilini Anlama Sosyal Sorumluluk Projesi’nin Yürütücülüğünü yapmaktadır.

Avrupa Hayvan Davranışlar Derneği (ECAWBM) ve Avrupa Veteriner Klinik Etoloji Topluluğu (ESVCE) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gonçalo Da Graça Pereira ile beraber yürüttüğü “Kedilerde pati tercihinin problem çözme yeteneği üzerine etkisi” isimli projeyi, Eylül ayında Avrupa’nın en saygın bilimsel organizasyonlardan olan  Uluslararası Veteriner Davranış Bilimi Kongresi’nde sözlü sunum olarak sunacaktır.


KİMLER KÖPEK SAHİBİ OLMALI, KİMLER OLMAMALIDIR?

                Köpek sahiplenmek, ilk bakışta çok kolay ve eğlenceli gözükebilir ancak; büyük sorumlulukları ve gereksinimleri de beraberinde getirir. Yaşamımızın ayrılmaz parçası ve en yakın dostlarımız olan köpekler, insanların ruh sağlığı ve beden sağlığına olumlu katkı sağlar. Bir heves uğruna (çocuğun istemesi, yaz tatili, hediye alma/verme vb.) kesinlikle köpek sahibi olunmamalı, hayat boyu bir köpeğin yaşamından sorumlu olunacağı unutulmamalıdır. Ne yazık ki iyi düşünülmeden sahiplenilen köpeklerin sonu, çoğu zaman sokağa terk edilmek oluyor. Sahiplenen kişi tarafından terkedilmek, köpeklerde büyük travmalar yaratır. Bu yüzden de köpek sahiplenmeden önce defalarca düşünmek ve öyle karar vermek gerekir. Köpeğin de canlı bir varlık olduğu göz önünde bulundurularak sahiplenmenin avantajları ve dezavantajları her iki taraf için de çok iyi düşünülmeli, sonrasında üzücü ayrılıklara sebebiyet verilmemelidir. Bir köpek sahiplenmeden önce düşünülmesi gereken çok şey vardır.

 
                Kendinize sormanız gereken sorular:

 

1)      Bir köpeğe ayıracak yeterli vaktiniz ve enerjiniz var mı?

                Bir köpeği günlük rutininizin içine nasıl yerleştirebilirsiniz? Bütün gün dışarda veya sürekli            seyahat halinde olduğunuz bir iş yaşantınız var ise bir köpek sahiplenmek için uygun durumda    değilsiniz demektir. Bütün bir gün köpeği evde tek başına bırakıp gitmek doğru değildir.     Bununla birlikte her köpek ırkının gereksinimleri birbirinden farklıdır. Örneğin; Labrador ırkı bir köpeğin egzersiz ihtiyacı, bir Pug ırkının egzersiz ihtiyacına oranla daha fazladır. Her ırktan    köpeğin, hava durumu ya da sizin ruh haliniz ne olursa olsun düzenli yürüyüş ve egzersiz              ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır. Bu ihtiyaçları karşılayamayacağınızı düşünüyorsanız    kesinlikle köpek sahiplenmemelisiniz. 
 

Bunun yanı sıra köpek sahiplenirken kendi fiziksel durumunuzu da göz önünde bulundurmanız gerekmektedir. Örneğin hareket kapasitesi sınırlı olan yaşlı insanların daha az egzersiz gerektiren küçük ırk bir köpek tercih etmeleri daha doğru olacaktır. Köpek sahibi olan yaşlıların uygun sınırlar dâhilindeki bu egzersiz yaptırma zorunluluğu, kendi sağlık rutinleri için de iyi olacaktır. Köpeklerin de aynı biz insanlar gibi yaşlandığını ve ilerleyen süreçte hareket etme kapasitelerinin azaldığını ve yardıma gereksinim duyduklarını göz ardı etmeyip, fiziksel gücünüz yerinde değil ise büyük ırk  köpekleri tercih etmemeniz gerektiğini unutmamalısınız.

 

2) Ne kadar alana sahipsiniz?

 

Köpeğinizin maksimum büyüklüğe ulaştığı zamana kadar beklemeyip, öncesinde onun için yeterli alanınız olup olmadığını kontrol etmeli, yeterli büyükte bir odanız ve bahçeniz yok ise büyük ırk köpek almaktan kaçınmalısınız. Merdivenli daireler, büyük ırk köpekler için -özellikle de yaralı veya rahatsız olanlar için- sorun yaratabilmektedir. Unutmamalısınız ki köpeğiniz aldığınız boyutta kalmayacaktır. Bir diğer önemli nokta ise yaşadığınız site, lojman veya apartman kurallarını köpek sahiplenmeden önce gözden geçirmeniz gerekliliğidir.


 

2)Ekonomik gücünüz masrafları karşılamaya yetecek mi?

 

Sahipleneceğiniz köpeğin mental ve fiziksel sağlığı her şeyin önünde gelir. Rutin klinik masrafları ( aşılar, iç-dış parazit ilaçları), pansiyon ücretleri (tatile çıktığınızda), bakım&temizlik&oyuncak ve beslenme gereksinimleri göz ardı edilmemelidir. Genellikle bu maliyetler, köpeğin ırk büyüklüğü ile birlikte doğru orantılı olarak artar. ( Örn; bir Danua, bir Chihuahua'dan çok daha fazla yemek yiyecektir. )

 

3)Ailenizdeki olası değişiklikler nelerdir?

 

Köpeğin yaşam süreci boyunca ailenizde birçok değişiklik olabilir.

Taşınma, yeni doğmuş bir bebek, yaşlı veya büyümekte olan

küçük çocuklar olabilir. Tüm bunlar normal bir ailedeki dinamik değişikliklerdir ve köpeklerin bu sürekli değişen ailenin bir üyesi olarak hayatına nasıl devam edeceği konusunda hazırlıklı olmanız gerekebilir.

 

Bir köpeğe sahip olmak çocuklar için çok tatmin edici ve eğitimsel bir deneyimdir. Çocuğa üstlenebileceği kadar sorumluluk vererek başka canlıları gözetleme ve onlara saygı duyma gerekliliğini aşılar. Ancak; çocuk-köpek etkileşimi sırasında belli riskler de vardır ve bu risklerin önüne ancak tehlikeleri tanıyarak ve uygun önlemleri alarak geçebilirsiniz.

                                   

4)Ailenizde astım veya alerjik rahatsızlığı olan kimse var mı?

 

Evcil hayvan sahibi olmadan önce lütfen alerji testi yaptırmayı ihmal etmeyin, hem köpeğiniz hem de sizin için üzücü ayrılıklar yaşanmasın. Astım gibi özel bir durumunuz var ise tüy dökme olasılığı daha düşük olan ırklar sizin için iyi bir seçenek olabilir, fakat; lütfen bir evcil hayvan sahiplenmeden önce doktorunuza danışın.

 

5)Bir köpek sahiplenmek için doğru zaman nedir?

 

En doğru zaman sizin kendinizi tamamen hazır hissettiğiniz zamandır. Bununla birlikte, köpeğiniz, yeni çevresine ve ailesine adapte olmak için bir rutine ihtiyaç duyar. Telaşlı zamanlar yerine hayatınızın daha sakin bir dönemini seçin ki, köpeğinize bu süreçte yeterince ilgi gösterebilin.

Bir köpeğin neye ihtiyacı vardır?

 

İnsan-hayvan bağı göz önüne alınarak her iki taraf için de karşılıklı yararlanım söz konusudur. Sorumluluğunu bilen bir hayvan sahibi olmak, köpeğinizin ihtiyaçlarını doğru karşılamaktan geçer. İngiltere'de bu " bakım görevi"  2006 yılında kabul edilen “Hayvan Refahı Yasası” hükümlerine göre yasal bir gerekliliktir.

Köpeğinize neler sağlamak zorundasınız?

 

1) Sevgi ve dostluk

- Köpeğiniz ailenizin bir üyesidir ve sadece siz istediğinizde değil her zaman sizin sevginiz ve arkadaşlığınızı hissetmeye ihtiyacı vardır.

2) İyi bir beslenme diyeti

- Sağlığı için çok önemlidir. Olası hastalıkların önüne geçmek için besin değeri olmayan, sadece fiziksel tokluk hissi sağlayan kalitesiz mamalarla köpeğinizi beslemekten lütfen kaçının.

3) Günlük egzersiz ihtiyacının giderilmesi

 

4) Hastalıklardan korunma

    Köpeğinizin hayatını tehdit eden ciddi bulaşıcı köpek hastalıkları vardır ve bunlar ancak rutin aşılamalar ile önlenebilir. Hem köpeğiniz hem de kendi sağlığınız için iç-dış parazit ilaç uygulamalarını zamanında yaptırmanızı önemle rica ediyoruz. Köpeğiniz ile beraber başka bir coğrafi bölgede tatil yapmayı düşünüyorsanız ve mutlaka önceden gideceğiniz bölgedeki bulaşıcı hastalıklar konusundaki riskler hakkında bilgi edinin ve önleminizi alının. Örn; Akdeniz bölgesine tatile gitmeyi düşünüyorsanız köpeğinizi Leishmaniosis (şark çıbanı) hastalığını taşıyan kum sineklerinden korumak amacıyla medikal tasmalar(hekiminize danışın) kullanmanız gerekebilir.

5) Yaralanmalardan korunma

 

Aktif yaşam süren her köpek, kaçınılmaz olarak yaralanmalara maruz kalır. Eğer gerekli önlemleri almış ve şanslıysanız bu yaralanmaları minimalize ederek ufak kazalar olarak atlatabilirsiniz.

Bunun için de evinizi ve bahçenizi köpeğinizin kaçamayacağı şekilde düzenlemeli, gezdirmeye çıktığınız zamanlarda da olası kazaları önlemek için tasmada doğru yürüme ve dışarıdan yemek yememe eğitimi( çöp karıştırma, yolda bulduğunu yeme) vermeli ve açıktaki kabloları ortadan kaldırmalısınız.
 

 

7)Stres ve kaygıdan kaçınma

 

Stres ve kaygıya sahip bir köpeğin refah düzeyinin düşük olduğunu söyleyebiliriz. Refah düzeyi düşük bir köpek sadece kendi hayat kalitesini değil, sizin hatta çevrenizdeki insanların da hayat kalitesini düşürecektir. Köpeğinizin uygun şekilde davranışlar göstermesini  ve  karşılaşabileceği potansiyel riskleri önlemeyi istiyorsanız bunun için gerçekten vakit harcamalı ve gerekli gördüğünüz anda  bir profesyonelden (hekiminiz,davranış uzmanı veya eğitmen) destek almalısınız. Tüm aile bireylerinin aynı özveriyi göstermesi ve tutarlı davranışlarda bulunması ise kilit noktadır.


 8) Yaralanma ve hastalık durumunda uygun tedavinin sağlanması

 

Yukarıda bahsettiğimiz öneriler sayesinde köpeğinizin hastalanma ve yaralanma riskini azaltabilir ancak ne yazık ki tamamen ortadan kaldıramazsınız.

 

Her zaman sorunlar ortaya çıkacaktır ve bu sorunları çözmenin en etkili yolu ise problemi ortaya çıktığı anda fark etmektir. Köpeğinizi rutin olarak takip etmeli ve hekiminizle düzgün bir iletişim için olmanız gerekir. Beklenmedik hastalık ve kaza masraflarının karşılanması için pet hayvanınıza sağlık sigortası yaptırmayı düşünebilirsiniz. 
 

9) Kayıp durumlarında güvenlik

 

Beklenmedik durumlar her zaman olabilir. Köpekler kaçabilir veya kaçırılabilir. Böyle olası durumlar karşısında temkinli olmak adına köpeğinize mutlaka bir mikroçip taktırmalısınız. Böylelikle onun size ait olduğunu kanıtlayabilirsiniz. Avrupa'da mikroçip uygulaması zorunludur. Kayıp köpeğinizin hızlı bir şekilde geri gelmesini/bulunmasını sağlamak sadece siz ve köpeğiniz için fayda sağlamakla kalmaz aynı zamanda topluluktaki rahatsızlıkları ve kaza risklerini de azaltır.

10) Tatil sırasında köpeğinizin bakımı

 

Eğer mümkün ise köpeğinizi de yanınızda götürmelisiniz. Böyle bir ihtimal söz konusu değilse ve köpeğinizi bir köpek pansiyonuna bırakacaksanız da pansiyonu önceden gidip ziyaret etmeli ve köpeğinizin ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamayacağından emin olmalısınız. Her pansiyonun değişken standartları ve fiyatları vardır, köpeğiniz için en uygun olanını seçmeye özen gösterin.


 

 

Yorum