“No way out-çıkış yok” - Yarımada Gazetesi

“No way out-çıkış yok”

Erdil Ünsal 11/01/2018 - 08:10:51

Istanbul/Balat Ortadoks Bulgar Kilisesinin demir olan dış ve cam ve ahşap olan iç yapısı yenilendi ve ibadete açıldı. Niye Bulgar Kilisesi demirden inşa edilmiş? Ortadoks’lar arası ayrışım sebebiyle. Fener Patrikanesi Rum’ca ayin yapıyor. Bulgarlar bu ayinden bir şey anlamadıkları için Rum Ortadoks’lardan ayrı bir kilise yapmak için Sultan Abdülaziz’den izin alırlar. Fener Rum patriği olanlar karşısında çileden çıkar ve 1872’de Bulgarları aforoz eder. Bulgarlar önemsemez 1849'da Bulgar cemaatinin ileri gelenlerinden ve o dönemde milletvekili olan Stefan Vogoridis, Babıali'den bir kilise yapılması için izin alır. Kilisenin yapımı için ikisi kargir, biri ahşap üç bina ve geniş bir avludan oluşan 25 odalı evini hibe eder. Kilise denize çok yakın olduğu için aşınmaya karşı beton yerine tamamen demirden yapılır. Fener Patrikanesine çok yakın olan Bulgar kilisesini Rum’ların bombalayıp yıkmaması için demirden yapıldığı da rivayet edilmektedir. Deneme amaçlı şirketin bahçesinde prefabrik olarak kurulur. Sonra parçalar Tuna Nehri ve Karadeniz üzerinden İstanbul'a taşınır. 1898'de de şu anki Sveti Stefan Kilisesi açılır. Kilisenin kulesinde büyükten küçüğe altı çan vardır. Rusya'da dökülen bu çanların en büyüğü 400 kilo civarında "Haliç'in zemini kaygan olduğundan kilise çam ağacından yapılan kazıklar üzerine inşa edildi. Kaymasın diye 325 kazık çakıldı. Kilisenin altı boştu deniz suyu oraya girip çıkarak bir sarnıç görevi görüyor, basıncı önlüyordu. Önüne yol yapılınca buradaki basınç arttı ve kilise denize doğru kaymaya başladı" 2006'da İstanbul Belediyesi tarafından kilisenin etrafına 325 kazık çakılarak bu durum engellendi.
 
Dinlerin ve aynı dinden olup ta, bölünen ayrılan mezheplerin çekişmesi asırlardır gündemdeki yerini korumaktadır. “Aaa Rusya geliyor” diyerek bizi hiçbir faydası olmayan NATO ya katılmamızı sağlayan yeteneksiz iktidar devresi  sonrası ve ABD ile Rusya arasında çekişme olduğu günler. sona erdikten sonra Samuel P. Huntington’un  ortaya attığı doktrin gerçek oldu “Medeniyetler Çekişmesi”yani, Müslüman-Hiristiyan ayrımcılığı sahneye kondu.Hala kim tarafından yapıldığı tam açıklıya kavuşmayan 9/11-11 Eylül ikiz kule saldırısı sonrası da, tesadüf bu ya Mısır,Libya, Fas 7 Arap ülkesinde 3 er ay ile halk ayaklanması başladı. İngiltere’de IRA-Irlanda Katolik Protestan çekişmesi sona erdirildi.  Ama, Müslümanlar arasında Sunni-Şhi ayrımcılığı daha belirgin bir duruma geldi. Müslümanlar arasında bir mezhep savaşının başlaması ve/veya başlatılması, Ortadoğu’da İsrail’in bekasına faydası kadar, petrol rezervlerin el değiştirmesine yaradı. S. Arabistan petrolden elde ettiği gelirin çoğunu ABD den silah almaya harcıyor. İslam ülkelerinde Muaviye-Hz. Ali savaşından bu tarafa  Ortadoğu de Sunni-Şhi ayrımcılığı devam ettikçe,üstünde oturdukları petrol rezervlerini dış güçlere kaptırdıklarını Irak’ın işgalinde yaşadık. Irak’ta Saddam adam kesiyor biz size demokrasi getireceğiz diyerek, Irak’ın işgaline benzer bir durum Iran’da yaşatılmak istenmektedir. ABD nin BM deki sözcüsü resmen söyledi, “İran’da rejime karşı olanların yanındayız.” ABD Ortadoğu’da yalnız mı?  Hayır! S.Arabistan en büyük destekçisi ve Ortadoğu’da ve bütün İslam ülkelerinde Sunni mezhebinin kalıcı kılmak peşinde. ABD kendi askerini kullanmadan işgal ettiği Irak ordusunu , milisini hem  eğitti, sonra da para karşılığı silah sattı. Aynı mezhepten olan din kardeşleri birbirini vurdu. Mezhepler savaşırken petrol rezervlerini ele geçirdi. Türkiye ne olduğu belli olmayan bir Suriye savaşına sokuldu. Ekonomiye ağır vergiler kondu. İstanbul/İstiklal caddesinde ise durum şöyle:”Suriye’li dilencinin parasını alan Irak’lıyı kovalayan Kobaneli Kürt’leri, bir gurup Katar’lı turist ayırdı”. Türkiye’nin demografik yapısı karma karışık oldu.
 
Kenya başkanı ne demişti hatırlayalım.“Batılılar bize İncili getirdi. Gittiklerinde milli kaynaklarımızı alıp götürdüler, İncil elimizde kaldı.” Osmanlının diğer dinlere saygılı olduğunu kiliseleri bozmadan yanına cami yaptığı biliniyor.Sultan Abdülaziz de diğer dinlere saygı ifadesi olarak demir Bulgar kilisesine izin verdi de Müslümanlar aynı dinden oldukları halde niye mezhep kavgasındalar anlamak mümkün olamamaktadır,  Bulgarlar Ortadoks kilisesini Rum’lardan korumak için demirden yapması gibi, İran da Shi liğini korumak için hududuna demir bir perde örüp örmeyeceğini ilerde göreceğiz.