GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ANADOLU’NUN İŞGALİ ve ASLİ SAHİBİ OLAN ALEVİ HALKINA YÖNELİK SOYKIRIM ve ASİMİLASYON FAALİYETLERİ

Kazım Koca 13/09/2018 - 08:25:29

Tarih boyunca toplumlara egemen olan siyasi güç dini konularda oluşturulan kurumlar aracılığıyla yapılan düzenleme ve uygulamalara karşın, Anadolu insanı kurgusal dini düzenlerin amaçlarını boşa çıkarmayı başarmış, daima tanrının evrene yansıyan ilahi düzenine uymuştur. 
 
Din kelimesi Akad ca mahkeme-kural ve karar anlamına gelen “E.Dinu” ve “dinu”dan kaynaklı olup, tanrı yargısı anlamı taşımaz. İnanç insana özgü bir duygudur. Bu tür duygular ne resmi kurum ve kuruluşlar, ne mahkemeler ne de resmi makamlarca yetkilendirilmiş kişiler tarafından yargılanıp sorgulanamazlar. 
 
Devletin resmi dini ve inancı olamaz. Devlet denilen aygıtın dini-imanı toplumun tüm kesimlerinin ortak iradesi ve rızalığına dayanması gereken anayasası ve kanunlarıdır. Türkiye’de ne diyanetin ne de TBMM’nin dini inançları tanımlamaya, yasaklamaya veya yönlendirmeye hakkı ve yetkisi yoktur. Diyanet’in, Alevi-Bektaşi inançlarını semavi addedilen İslam’ın içinde tanımlama hakkı ve yetkisi de yoktur. Ezel Ali-Ahir Ali’ye veya kainatın varoluşuna dayanan Alevi-Bektaşi kültür ve inançlarının sonradan doğma inançlara mahkum edilemeyeceği, Alevi-Bektaşi halk kimliğinin emperyalistlerce siyasi ve ekonomik amaçlarla kurgulanan etnik veya milliyetçi yapıların parçası olarak tanımlanamayacağını, Alevi halkın da Arap soylu kesimlerin cemaati-mezhebi haline getirilemeyeceğini aklı olan her kesin ve her kesimin artık idrak etmesi gerekir.
 
 Günümüzde Siyasal İslam, Bahailik, Musevilik, Hıristiyanlık vb. akımlarca kuşatılmaya çalışılan Anadolu Alevi-Bektaşi kültür ve inançları Anadolu ve Ortadoğu halklarının binlerce yıllık ortak kültürel belleği, oluşturduğu toplumsal yaşam yoluysa; kadimden beri sahip olunan yurt, enerji, ekonomik yaşam kaynakları, kültür ve uygarlık mirasının toplumun bütün kesimlerince ortaklaşa sahiplenerek korunması ve yaşamın geliştirilmesinde insanımıza rehberlik edecek yegane akıl ve bilim yoludur.
 
Türkiye halklarının yaşadığı kimlik sorunuyla birlikte, giderek ağırlaşan ekonomik ve siyasi sorunları da aşmasının temel yol; Akıl ve bilim yoludur ve bu yolda yürümektir. Toplum ve Devlet ancak bu yolla refaha ulaşır 
 
Gerçek olan :Ataları Hati ve hitit olan türkmen (TÜRK) lerin  üzerinde yaşadığı Ana vatanımız olan Anadolu ve Mezopotamya topraklarından kaynaklı kimliklerini, tarihlerini, ana dil ve inançları ile kültürel doğal mirasından kaynaklı toplumsal değerlerini yok eden Anadolu dışı kültür ve inanç propagandalarına son vermesidir.
 
İnsanımızın ana vatan duygularını zayıflatan, kendi özgün değerlerine, kültürel kimliği ile inançlarına yabancılaştırıp, batılı güçlerin tasarımı olan Hint Avrupa devleti veya Avrasya projesine hizmet eden Orta Asya ve dini dogmalara dayalı kimlik, din ve kültür siyaseti yerine, 
 
Anadolu ve Mezopotamya’yı sahiplenmesi gereken ana vatan olarak Anadoluyu  merkezine alan, bu coğrafyadaki evrensel inançlar ile kültür ve uygarlık birikimlerinin ortak toplumsal değer olarak işlendiği, her alana  yerelleşerek bütünleşen yeni bir toplumsal yapılanma ve siyaset kültürünün oluşturulmasında geçer.  Saygılarımla