"Çocuklarımızı doğa ve hayvan sevgisiyle yetiştirelim"

Yarımada Gazetesi 25/06/2018 - 14:21:30 Bu haber 76 kere okundu

 Muğla Barosu Doğal Yaşamı Koruma ve Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı avukat Vahit Çevik, "İnsan, merhamet sahibi olan bir varlık demektir. Merhamet sahibi insan, kendisinden daha zavallı, daha masum, kendisine emanet edilmiş bir canlıya zaten kötülük edemez. Bu nedenle eğitim her şeyin başı. Çocuklarımızı doğa ve hayvan sevgisiyle yetiştirelim." dedi.

Çevik, Muğla'nın Bodrum ilçesinde hayvanlara yönelik şiddet olaylarının gündeme geldiği toplantıda, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde hayvan hakkı ihlalleriyle, masum zavallı canlara yapılan kötü muamelelerle ilgili oldukça fazla haber duyulmaya başlandığını söyledi.

Yaşanan bu tür olayların kamu vicdanını çok zedelediğini ifade eden Çevik, bu konuda eğitimin önemine dikkat çekti.

Kendisinin aynı zamanda bir eğitimci olduğunu belirten Çevik şöyle konuştu:

"Eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımızı lütfen doğa ve hayvan sevgisiyle yetiştirelim. Hayvan sevgisiyle yetişen çocuklar, hayata pozitif bakarlar. Yardımsever olurlar, paylaşmayı bilirler, başkalarına, zayıflara ve güçsüzlere yardım duygusu çok gelişir, ailesine ve topluma daha faydalı birer insan olurlar. Doğayı ve hayvanı seven bir insan, insanı zaten sever. İnsan, merhamet sahibi olan bir varlık demektir. Merhamet sahibi insan, kendisinden daha zavallı, daha masum, kendisine emanet edilmiş bir canlıya zaten kötülük edemez. Bu nedenle eğitim her şeyin başı. Çocuklarımızı doğa ve hayvan sevgisiyle yetiştirelim."

- "Bir köpek karnını doyurup, sevileceği yer arar"

Çevik, hayvanlara saldıran insanların, hayvanları yeterince tanımadıkları için bunu yaptığını savundu.

İnsanların hayvanları tanıdıkça, onların ne kadar değerli ve güzel varlıklar olduğunu göreceklerine vurgu yapan Çevik, "Sokakta gördüğünüz bir köpek inanın, sizin ondan korktuğunuzun on katı fazla sizden korkmaktadır. Bir köpeğin hiçbir zaman amacı, bir insana saldırmak değildir. Karnını doyurup, sevileceği bir yer arar." diye konuştu.

Sokaktaki köpeklerin, insanları ısırma oranlarının çok düşük olduğunu anlatan Çevik, insandan insana bulaşan hastalıkların oranıyla, hayvandan insana bulaşan hastalığın oranının çok düşük olduğunu kaydetti.

İnsanların hayvanlara saldırma nedeninden de bahseden Çevik, şöyle devam etti:

"İnsanların hayvanlara saldırma nedeni genellikle psikolojiktir. O tür insanların psikolojik rahatsızlıkları olduğunu düşünüyorum. Çünkü ne bizim Türk milletinin örf ve adetinde, ne de dinimizde zayıfa zarar vermek, mağdura zarar vermek yoktur. Aksine zayıfı ve güçsüzü korumak vardır. Dolayısıyla bir insanlar hayvana zarar veriyorsa, bana göre psikolojik bir sorunu, ruhsal bir sorunu var demektir. Bu tür insanların tedavi edilmesi gerekiyor. Çünkü toplum için zararlı insanlardır. Bazıları yetişme tarzı, çevresi nedeniyle şiddete meyilli olabilir. Bu tür insanlar genellikle bir hayvana zarar verdikten sonra kısa bir süre sonra baka bir hayvana zarar vermektedir, ondan bir süre sonra bir hayvana daha zarar vermektedir. Bu zamanla onda, bir süre sonra sadistçe bir zevke dönüşmektedir. Dünya genelinde yapılan istatistiklerde, seri katillerin çoğunun önce bir hayvan öldürerek bu işe başladığını göstermektedir. Buda söylediğimi doğrulamaktadır."

Bodrum Hayvan Hakları Derneği Başkanı Füsun Uslu da hayvanlara yapılan işkenceyi ve zulmü kınadıklarını belirtti.

Hayvanlara eziyet eden insanların, ruh sağlığının yerinde olmadığını aktaran Uslu, "Bugün hayvana işkence edenin, başka bir zaman çocuğa, insana da yapacağını düşünüyorum. Mutlaka bu suçun bir ceza kapsamına alınıp, hafif suçlar değil, hapis cezası olabilecek suçlara dönüşmesini istiyorum." dedi.

Uslu, Bodrum'da daha çok bahar ve yaz aylarında hayvan zehirleme ve işkence olaylarıyla karşı karşıya kaldıklarını ve bu konuda resmi makamlara sürekli suç duyurusunda bulunduklarını da sözlerine ekledi.

 

 

Yorum