TÜRKİYE FOTOĞRAFLARI VE YASAKLANAN ADABELEN BULUŞMASI… - Yarımada Gazetesi

TÜRKİYE FOTOĞRAFLARI VE YASAKLANAN ADABELEN BULUŞMASI…

Prof. Dr. Kemal Kocabaş 29/03/2018 - 09:45:27

Türkiye, son günlerde ilginç olaylara tanık oluyor. Vasatlık, gerilik, akıl dışılık, bilim dışılık hayatın her alanında karşımıza çıkıyor. Çağın evrensel gelişim ve değişim süreçleriyle çelişen fotoğraflar hayatımıza egemen olmaya başladı. Silopi’de bir milli eğitim müdürü öğrencilere başörtüsü dağıtıyor. Şırnak Silopi Milli Eğitim Müdürü Bülent Dayanan, Şehit Binbaşı Ercüment Türkmen İmam Hatip Ortaokuluna giderek ve adeta şov yaparak kız öğrencilerine türban dağıttığına dair fotoğraflar basında yer alıyor. Sayın müdürün eğitimin niteliğini arttırmakla ilgili bir çabası basında yer almıyor, baş örtüsü dağıtım törenleri öne çıkıyor.

Bir başka garabet Artuklu Üniversitesinde yaşanıyor. Sarığıyla medyada sıkca görülen rektör son günlerde kadına bakışı, demokrasiye bakışı ile basında genişçe yer alıyor. Rektör, hazırladığı ansiklopedide “erkeğin isteğini yerine getirmeyen kadın Allah’a isyan etmiş sayılır” ifadeleriyle kadına yönelik negatif bakışını ortaya koyuyor. Hızını alamayan rektör, “Komünizm, kapitalizm, demokrasi, sosyal demokrasi vb.” düzenleri savunmak kafirlik olarak tanımlanmakta ve tıpkı IŞİD zihniyeti gibi cezaları ölümdür anlamında ilginç(!) açıklamalarda bulunmakta, ayrıca “Sarıkla kılınan namaz, sarıksız kılınan 25 namaza, sarıklı cuma da sarıksız 70 cumaya bedeldir” şeklinde açıklamalarıyla sarıkla olan ilişkisini rakamlara dökerek adeta fetva veriyor… Tüm bu açıklamalarda rektörün bilim adamı kimliğinden çok cami imamı kimliği öne çıkmakta. Böyle bir rektörün yönettiği üniversitede bilim yeşerir mi? Doğanın, evrenin sırları hakkında araştırmalar yapılabilir mi? Böyle bir üniversite olur mu? Türkiye giderek medrese mi, üniversite mi? tartışmasına doğru maalesef hızla gitmekte…

Bir başka ilginç fotoğraf Ankara milli eğitim müdürlüğünden… MEB’in Ankara’da belirlediği toplam 23 proje okulun 16’sını Anadolu imam hatip liseleri oluşturdu. Açıklanan listede yalnızca bir Anadolu lisesi, bir fen lisesi yer aldı. Bunun anlamı ne?... Çok açık ki ortaokul sonrası bakanlık, öğrencileri imam hatip liselerine yönlendirmek adına her şeyi yapıyor. Sınavla öğrenci alacak okulları, “Fen liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, proje uygulayan eğitim kurumları ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programları” şeklinde açıklayan MEB, bu okullara öğrencilerin ne kadarının yerleşeceğini velilerin ve öğrencilerin tercihine bırakmayarak üst sınır belirliyor. İlk yüzde 10’luk dilime girecek öğrencilerin tercih edebileceği okullara ilişkin listede imam hatiplere ağırlık verilmesinin temel nedeni imam hatip liselerine nitelikli öğrencilerin girmesine yönelik bir bakanlık politikasıdır. Seçim hakkı tanımayan bu anlayış anti demokratiktir, insan hakları ihlalidir.

Son Türkiye fotoğrafının öyküsü Aydın’da yaşandı…Aydın Valisi Ortaklar Köy Enstitüsü yerleşkesindeki geleneksel 16 Mart Öğretmen Okullarının kuruluş kutlama etkinliklerini yasakladı. Ortaklar Köy Enstitüsünün temeli Ağustos 1944’te atıldı. Enstitü, 1944-1946 Kızılçullu Köy Enstitüsü çıkışlı öğrencilerin emeği ile kuruldu. Ortaklar Köy Enstitüsü ruh bilimi öğretmeni Hayri Çakaloz’un müdürlüğünde, Kızılçullu’dan gelen Aydınlı, Muğlalı, Denizlili öğrencilerle çok kısa sürede Kızılçullu’dan sonra Ege’de ışık saçan eğitim kurumu oldu. Ortaklar Köy Enstitüsü 1954 yılında Ortaklar İlköğretmen Okuluna dönüştürüldü. Ortaklar İlköğretmen Okulu 1954-1974 yılları arasında aydınlık Cumhuriyet öğretmeni yetiştirme sürecini onurla taşıdı. Okul, 1974-2014 arasında Ortaklar Öğretmen Lisesi-Anadolu Öğretmen Lisesi adlarıyla parasız-yatılı eğitim fakültelerine ve üniversitelere öğrenci yetiştirme sürecine devam etti. Haziran 2014’te ise bakanlığın aldığı garip bir kararla Anadolu Öğretmen Liseleri kapatıldı. Okul, kendi tarihinden koparılarak Ortaklar Fen Lisesine dönüştürüldü.

Ortaklar Köy Enstitüsü, İlköğretmen Okulu, Öğretmen Lisesi-Anadolu Öğretmen Lisesi mezunları her yıl 16 Mart’da Adabelen’de buluşarak Adabelenliler Derneğinin düzenlediği bir etkinlik programıyla birlikte yemek yerler, zeybek oynarlar, okullarını gezerler ve anılarıyla kucaklaşırlardı. Bu yıl tören ve buluşma 17 Mart 2018 cumartesi günü gerçekleşecekti. YKKED-Mandolin topluluğu da bir konser verecekti. Buluşmadan iki gün önce Aydın Valiliği yaklaşık 30 yıldır gerçekleşen bu insani, kültürel buluşmayı, kucaklaşmayı yasakladı, izin vermedi. 18 Mart 2018 günü Ortaklar’da yapılan deve güreşlerine izin veren valiliğin bu kararını yüzlerce Adabelenli kınadı, itiraz etti. OHAL yasası gerici-küresel FETÖ darbe girişimi gerekçesiyle TBMM’nde yasalaşmıştı. Ama görüyoruz ki OHAL, artık parti devletinin baskı yasasına dönüşmüş durumda… Hayata ve insana dair tüm yasakların gerekçesi oluyor. 17 Mart 2018 günü yasağa rağmen yüzlerce Adabelenli okullarına koştular, karara itiraz ettiler, arkadaşlarıyla, okullarıyla kucaklaştılar. Çok kötü durumda olan okullarının her köşesini gezdiler, söyleştiler, hüzünlendiler. Türkiye, bu ülkeye yıllarca emek vermiş emekli öğretmenlerinden korkmamalıdır. Onlarla onur duymalıdır. Adabelenliler, Kızılçullu Köy Enstitüsü öğrencilerinin emekleriyle yaratılan yerleşkenin restore edilerek bir eğitim kurumuna dönüştürülmesi talebini yenilediler, haykırdılar ve Aydın Valisinin aldığı yasaklama kararını kınayarak hüzünle okuldan ayrıldılar.

Adabelen buluşması yasağı anti-demokratiktir, asla etik ve ahlaki değildir. Mezun öğrencilerin 30 yıllık buluşma geleneklerini kimse yasaklayamaz, yasaklamamalı da… Okul aidiyetlerimiz bizleri üreten değerlerdir ve yok edilemez. Ortaklar Köy Enstitüsü kuruluşuna emeklerini, terlerini katan Kızılçullu Köy Enstitüsü öğrencilerinin, Ortaklar Köy Enstitüsü öğrencilerinin ve yolu Adabelen’den geçen tüm eğitim emekçilerinin anılarını saygıyla selamlarken daha aydınlık ve özgürlük içeren Türkiye fotoğraflarında buluşmak özlemiyle…

Not: Bu yazıyı yazarken Ortaklar İlköğretmen Okulundan mezun olmuş ve daha sonraki yıllarda Ortaklar’da yıllarca eğitim şefliği ve meslek dersleri öğretmenliği yapan Sevgili Hocam Cevat Gülmez’in vefat haberini acıyla öğrendim. Gülmez ailesine ve büyük Adabelen ailesine başsağlığı diliyorum.