CENGİZ BAYSU

Tarih: 23.01.2026 14:08

FİYAT ARTIŞLARINDAN SİYASİ ÇIKMAZA

Facebook Twitter Linked-in

İran’da mevcut durum
   İran para biriminin değerini yitirmesi, halkın beklentileri ve İran’da uzun zamandan beri çekilen iktisadi sancılar giderek artış gösterdi. Ağır ekonomik baskılar, toplumun gerilmesine yol açtı.  ABD Başkanı’nın İran’a yönelik demeçleri halkın patlama noktasına gelmesine ve sokağa dökülmesine yol açtı.

Protestocularla yaşanan gerginlikler ve şiddet içeren çatışma haberleri artmaya devam ettikçe, resmi yetkililerin tonu da sertleşme eğilimi göstermektedir. İran hükümetinin halkın geçimini kolaylaştırmak için önerdiği gıda yardımı ve kredi sistemi ise protestoların ateşini söndüremediği gibi dini lider Ali Hamaney'e ve sisteme karşı atılan sloganlara da karşı koyamamaktadır.

Uzman görüşü
Ekonomi uzmanı Sait Leylaz, haber sitesi Khabar Online'a verdiği mülakatta "İran İslam Cumhuriyeti'nin meşruiyetinin dibe vurduğunu ve yozlaştığını" vurgulamış ve "Ekonomik sorunları çözmek için kapsamlı tedbirler alınmalıdır” demiştir.

2017 protestoları sırasında İslam Cumhuriyeti ve Hamaney'in "sistemin kendisini mi yoksa bileşenlerini mi ayakta tutmak gerektiği" gibi zor bir soruyla karşı karşıya kaldığını söyledikten sonra sözlerini, "Sistem o günden beri kendisinin bileşenlerinden daha önemli olduğu, bileşenlerinin iliklerine kadar yolsuzluğa battığı ve sistemin tüm parçalarının bu yağmalamada rol oynadığı sonucuna hâlâ varamadı" diyerek tamamlamıştır.

   Sait Leylaz gibi insanların bakış açısına göre, "rejimin yöneticileri" hedeflerine ulaşmak için ülkeyi "çıkmaza" soktular ve kendi çıkarlarının korunması uğruna ülkenin parçalanmasına izin vermeye hazırlar.
Hamaney’in tavrı
   Ülkedeki durumla ilgili bu tür uyarılara rağmen dini lider Hamaney pek endişeli görünmüyor.

Geçen ay destekçileriyle yaptığı bir toplantıda, Huzistan'daki ölümlere yol açan toz fırtınası nedeniyle eleştirildiğinde "İslam Cumhuriyeti ilerleme kaydediyor. Çok fazla sıkıntımız var, Huzistan'daki toz en küçük (sorunlardan) biri. Ancak ülke ilerliyor ve yoluna devam ediyor" demişti.

Geçmiş protestolara bakıldığında, İran'daki her protesto dalgasının belirli bir tetikleyici ile başladığı görülüyor. 2017'deki "Pahalılığa Hayır" sloganından, 2019'daki benzin fiyatlarındaki artışa ve "Kadın, Yaşam, Özgürlük" hareketinin oluşmasına yol açan Mahsa Amini'nin ölümüne kadar hepsinde bir tetikleyici olay vardı.

   Yeni neslin, özellikle de öğrencilerin reformist ve köktendinci hareketlerle siyasi bağları yok ve Mesud Pezeşkiyan'ın sorunları çözmedeki yetersizliği, ülkenin koşullarını iyileştirmeye yönelik son umutları da boşa çıkarmıştır.

Pazarcıların doların artışını protesto etmek için kepenk indirmesi ve protesto dalgasının sokaklara taşmasının ardından Mesud Pezeşkiyan, protestoların üçüncü gününde bir grup esnaf ve pazarcıyla bir araya gelerek sorunlarını çözme sözü vermiştir. Ancak bu demeç, yaklaşım ve tedavi metodu, büyük bir hastalığı aspirinle tedavi etmeye benzemektedir.

Yaklaşım
   ABD Başkanı Trump, İran hükümetinin protestocuları "öldürmeleri" halinde ABD'nin protestocuları "kurtaracağı" ve “İran’ı “vuracakları” konusunda uyarmıştır. Bazı resmi ağızlar, protestoların dış müdahalelerle daha geniş bir istikrarsızlığa yol açabileceğini belirtmişlerdir.

Trump’ın tehdit nitelikli sözlerine İran yine İran’ın dini lideri adeta ABD’ye posta koyarcasına cevap vermektedir. Kendi Cumhurbaşkanı’nı, nükleer tesislerini ve füze üslerinin büyük bölümünü kaybetmiş, ekonomisi yerlerde sürünen bir İran yeni saldırılara karşı koyabilecek midir? ABD, geçen seferki operasyonları İsrail’e yaptırdı. Bu kez sanırım birlikte yaparlar.

İsrail, düşman bildiği devletlerin liderlerini, terör örgütü kabul ettiği Hamas’ın ileri gelenlerini nokta atışıyla ortadan kaldırmakta, Gazze’ye yeni hava saldırıları düzenleyerek insan ölümlerini arttırmaktadır.

İsrail’in çatışma alanını genişletme faaliyetleri
1.İsrail, Gazze olaylarından sonra çevresindeki Suriye ve Lübnan’ı hava taarruzlarıyla karşı
koyamayacak hale getirmiş, Suriye’nin güneyini Dürzîlerle kontrol altına almıştır.
2.İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırmak amacıyla 13 Haziran 2025 tarihinde İran
topraklarında başlattığı ve “12 gün Savaşı” olarak adlandırılan savaşta çok sayıda noktaya ani hava saldırıları düzenleyerek İran Genelkurmay Başkanı’nı, üst düzey kuvvet komutanlarını ve nükleer bilim insanlarını öldürmüş, nükleer tesisleri ve hava savunma sistemlerini imha etmiştir. İran 24 Haziran'da ateşkes konusunda anlaşmıştır.

3.Yemen’de Husilere hava saldırısı düzenlemiştir. 
4.İran Cumhurbaşkanı’nın helikopterini havada vurarak psikolojik üstünlük elde etmiştir.
5.9 Eylül 2025 günü İsrail, Katar’ın Başkenti Doha’da Hamas müzakere heyetine yönelik
hava saldırısı düzenlemiştir.
   İran, kendi liderlerinin yaşam hakkını koruyabilecek midir? Batı gazetelerinde dini liderin Rusya’dan sığınma hakkı isteyeceğine dair haberler çıkmaktadır. Bunu yarın yapmasında büyük yarar olacaktır. İran’ı kendi yaralarını sarmasında yeni lider ve yöneticilere bırakmasında fayda vardır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —