CENGİZ BAYSU
Tarih: 12.01.2026 08:22
Bazen olumsuzluklar da öğretici olur
Irak ordusunda stajyer kadın askerler
Irak ordusunun kadın asker mezuniyet töreninde kursiyerler, dayanıklılık gösterisi için canlı yılan ve güvercini parçalayıp hızla yemiş, törene katılan aileler de bu görüntüleri gururla izlemişler.
Yorum
İnternette videosu da bulunan bu görüntüleri içim acıyarak ve yüreğim burkularak izledim. O güvercinlerin çırpınışları gözümün önünden hâlâ gitmedi. Canlı canlı hayvanları parçalayıp yiyen kızların reşitlik sınırında bulunmaları ya dolduruşa gelmelerinin ya da gençlik heyecanını frenleyememenin sonucudur. Askerlik dün ortaya çıkmamıştır. Yıllarca süzülüp gelen tecrübelerin şekillenmiş halidir. Talimnameler bu tecrübelerin kayda alınmış dokümanlarıdır. Eksik olan nedir?
1.Filistin’de Gazze’de zulüm altında inleyen günlerce süren İsrail ambargosunda bir dilim ekmeğe bile muhtaç olan halk bile tavuğu, güvercini parçalayarak yememiştir. Geçmişte yaşadığımız en acımasız savaş ve ağır koşulların yaşandığı Balkan Harbi’dir.
2.Parçalama işi vahşi hayvanlara mahsustur. İnsanların vahşi hayvanlarla aynı paralelde olmaması gerekir. Irak, Müslüman bir devlet olduğuna göre yenecek bir hayvan için din kuralları içinde parçalamanın olmaması gerekir.
3.Halen günümüzde savaşan ordular vardır. Ordular kendi askerinin aç kalmaması için yeterli erzak ikmalini yapar, askerini de kendi erzakını temin edecek duruma düşürmez. Komando birliklerinde hayatı idame eğitiminde bu hayvanların avlanması sonrasında usulüne uygun kesilmesi, yolunması veya derisinin soyulması, iç organlarının çıkarılması ve çelik başlık içinde pişirilmesi öğretilir.
4.Gerek eğiticilerde gerekse eğitilenlerde vicdan hissi yok denecek kadar zayıftır. Bu eksikliği sadece videoda görülen genç kızlara mal etmek yeterli değildir. Onları yetiştirmekle görevli sıralı amirlerde de vicdani duygular gelişmemiştir. Önce bu kişiler sonra da mezun edilecek stajyerlere doğru anlatım yapılmalı, doğru eğitim verilmelidir. Törene katılan resmi zevatın, ailelerin ve çocukların önünde böylesine vahşi görüntülere yer vermek ne derece doğrudur ve gerek var mıdır?
Kuzey Kore-Japonya sürtüşmesi
Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA), Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığına bağlı Japonya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü'nün, Tokyo'nun "nükleer silahlara sahip olması" yönündeki söylemlere ilişkin değerlendirmesini yayımlamış. Hükümet kaynakları, daha önce iktidardaki Liberal Demokrat Partinin lideri Takaiçi'nin söz konusu ilkeleri yeniden ele almayı düşündüğünü açıklamış.
Japonya'nın nükleer politikasında değişiklik yapılması, ülkede tartışmalı bir konu olmayı sürdürüyor, kamuoyunun önemli bir kesimi ise, atom bombası saldırılarına maruz kalan tek ülkenin Japonya olmasının da etkisiyle barışçıl savaş sonrası nükleer karşıtı duruşunu devam ettirmek istiyormuş.
Yorum
II. Dünya Savaşı, 6 Ağustos 1945’te Japonya’nın Hiroşima kentine, 9 Ağustos 1945’te de Nagazaki kentine nükleer bomba atılmasıyla son bulmuş ve Japonya teslim olmak zorunda kalmıştı. 1945 yılı sonuna kadar Hiroşima’da 140 bin, Nagazaki’de 80 bin kişi hayatını kaybetmişti.
Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’nın hazırladığı enerji planında 2040 yılına kadar nükleer enerjinin Japonya'nın şebeke arzının %20'sini oluşturacağı belirtilmiştir. Mart 2011'de, Japonya'nın kuzeydoğu kıyılarında 9,0 büyüklüğünde bir deprem olmuş, meydana gelen tsunami 18.000'den fazla kişi ölümüne yol açmıştı. Bu olay tüm kasabaları yok etmiş ve Fukushima Daiichi santralinin reaktörlerini su altında bırakmıştı.
Japonya şu anda 14 ticari nükleer reaktör işletiyor; Fukushima felaketi öncesinde ülkenin enerjisinin %30'u nükleer kaynaklardan elde edilirken 54 reaktör vardı. Dolayısıyla Japon halkı ikinci defa büyük bir korku yaşamış, mevcut reaktörlerin daha sıkı denetlenmesini istemiştir.
Dolayısıyla Japonya’da iç kamuoyu milli siyasete engelmiş gibi durmaktadır. Kuzey Kore’nin tedirgin olmasına da gerek yoktur.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —