CENGİZ BAYSU
Tarih: 12.12.2025 08:28
Taşa Kazınan İhanet (Kitap tanıtımı)
“Ben Ermeni katliamı konusunda söylenmesi gerekeni hemen hemen her şeyi şahitli ve delilli olarak arz etmiş bulunuyorum. Mesele şudur: Karşılıklı bir katliam olmuştur. Türk komşularını asırlardan beri son derece alçakça sömüren ve bakıp usanmadan Türklere iftiralar atıp Türkiye’ye karşı Batı fanatizmini tahrik etmek için kendilerinin Hristiyan oldukları konusunu sürekli kullanan bu Ermenilerin şikâyetlerinde akıl almaz bir abartma vardır.”
Piyer Loti
(Aralık 1920 tarihli Fransa dışişleri bakanına açık mektuptan)
Merhum Ergun Göze Fransa’nın Taksim’deki konsolosluğuna bir toplantıya davet edilir. Konuşmacılar arasında Altemur Kılıç ve Mehmet Altan da vardır. Ergun Göze Fransa’nın Ermeni meselesi ile sırf kendi çıkarı için ilgilendiğini menfaatten başka hiçbir gaye taşımadığını, İnsani duygu gereği harekete geçtikleri iddialarının ise asla aslı astarı olmadığını örneklerle anlattıktan sonra dinleyicilerine şöyle seslenir. Paris’te o zamanlar Fransa’nın Orta Doğu masası şefi ile konuşuyorduk:
---Mösyö, sizin bu Ermeni soykırımı iddiasını durmadan kaşımanızın, bu Türk düşmanlığınızın sebebi nedir?
---Biz asla Türk düşmanı değiliz; ama bilirsiniz ki, biz Fransızlar insan haklarına çok önem veririz. Bu konuda aşırı hassasiyetimiz vardır. Bu olayla bu yüzden alâkalıyız. Tekrar sordum:
---Ermeni olayından baha yeni, bu gibi olaylar olsa ve ben de size söylesem Fransa onunla da meşgul olur, insan haklarını korur mu?
---Tabi efendim söyleyin
---Söyleyeyim daha birkaç sene oldu. Cezayir’de bir milyon insana soykırım yaptınız,
---Buyrun, uyurun meşgul olun. Sayın dinleyiciler aldığım cevaba inanmazsınız Hayret de etmem kızmam da ekselans. Mösyö bana ne dedi biliyor musunuz?
---Hayır, Mösyö Göze, bir milyon değil 800.000…
Salon kahkahalarla inledi. (Yaşasın Hatıralar sayfa 273 274 Kubbealtı yayınları sene 2007)
Amerika kıtasındaki yerli halkın nüfusunun %95’ini soykırıma tabi tuttular. Daha sonraki yüzyıllarda Afrika, Asya ve Avustralya kıtalarında da benzeri soykırımları devam ettirdiler. Amerika’ya yaptıkları esir ticareti sırasında da milyonlarca kişinin canına kıydılar.
Roje Garodi “Medeniyetler Diyaloğu” isimli eserinde şöyle der: Bazen köle ticaretinin birkaç milyon insanın Amerika’ya götürülmesi ile sınırlı kaldığı söyleniyor. Oysa bu her bir köleye karşılık ortalama on kat insanın öldüğünü unutmak demektir. Rakama vurduğumuzda -ki bu asgari rakamdır- alınıp götürülen 10 milyon köle ya da 100 milyon insan yok edilmiş demektir.
Dünya hiçbir zaman böylesi bir soykırıma şahit olmamıştır. Bu soykırım Cengiz Han’ın binlerce insan kellesi ile piramitler diktirmesine imkân veren katliamlarla bile mukayese edilemez. Batı tarafından işlenen tarihi cinayetin büyüklüğü yanında Cengiz Han’ın ki çömez işi kalır.
Haçlı sürülerinin cinayetleri
… Haçlılar 15 Temmuz 1099’da şehri zapt ettiler. Rivayete göre, Haçlılar Zeytin Dağı üzerinde aziz George’un hayalini görerek öyle kamçılanmışlar ki, hepsi birlikte surlara atılmış ve içeri girmeye muvaffak olmuşlar.
Onların bu mukaddes şehirdeki davranışları, birkaç yüzyıl önce Hazreti Ömer’in komutanlarının Hristiyanlara karşı gösterdikleri davranıştan farklı olmuştur. Lö püi rahibi Reymon d’Ajil şunları yazar:
Bizimkiler kaleleri ve burçları ele geçirdikleri zaman Müslümanlara karşı akıllara durgunluk veren cinayetler işlemeye başladılar. Kimi Müslümanların kafaları kesilmişti… Bunlar badireyi en ucuz atlatanlardan sayılabilirdi. Kimi Müslümanlarsa karınları delik deşik halde surların tepesine doğru tırmanmaya zorlanıyorlardı.
Diğer bazıları da uzun zaman ıstırap çektikten sonra alevli ateşlerin üzerine atılıyorlardı. Kudüs sokaklarında ve meydanlarında el ayak ve kafa yığınları görülüyordu. Her nereden geçilmek istense ancak cesetlerin üzerinden yürüyerek geçilebilirdi; fakat bütün bunlar daha hiçti…
Kitabın Yazarı Cemal Aydın. Baskı 2016, Türk Edebiyat Vakfı Yayınları, İstanbul.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —