ÜMMETİMİZ VAROLSUN! - Yarımada Gazetesi

ÜMMETİMİZ VAROLSUN!

Kemal Özcan 27/12/2017 - 08:08:40

Askerliğin üç buçuk aylık acemilik temel eğitimini İzmir Narlıdere İstihkam Er Eğitim Alayında yaptım.
Sırtını Çatalkaya dağına yaslamış, İzmir körfezine bakan muhteşem bir manzarası vardı.
Esir kampı seviyesinde bir disiplinin hüküm sürdüğü çavuş talimgah bölüğündeydim.
Orada askerlik yapanlar bilir.
Namı diğer 'çavuş zalimgah' bölükleri olarak geçerdi.
Tuvaletlerde sular çok nadir akar, her çavuşun elinde bir haydar.
Üç buçuk ay boyunca sürekli bademciklerim şiş gezdim, doğru dürüst yutkunamadım bile.
 
Bazen çam ağaçlarının yapraklarının ucundaki o iğnemsi kısımla patlatmaya çalışır, içindeki cerahatı akıtınca rahatlardım.O derece müzminleşmişti.
Sabah kahvaltıları ayrı bir işkence, ayrı bir eziyetti bizim için. 
Önce koğuş sorumlusu ‘Organ(Orhan) Bakir Van, emiret komitanim’ çıkar gelirdi, bir elinde liste, öbür elinde yemek dağıttığımız kepçe.
Ranza numarası okunanlar yandı, onları bir güzel sıradan geçirirdi.
Yatağının çarşafını tef gibi gerdiremeyen neredeyse bölüğün yarısı.
Yemekten önce yapılan yemek duası ise bir türlü bitmek bilmezdi.
‘Tanrımıza hamdolsun, milletimiz var olsun’
Bazıları içinden ‘Allah’ımıza hamdolsun’ der ve çoğu playback yapınca haliyle ses çok cılız. Olmadı bir daha, olmadı bir daha..
Bu dua merasimi daha o günlerde bile sıkıntılıydı. 
İçişleri bakanlığı geçenlerde kışlalara yeni bir genelge gönderdi.
Bundan böyle yemek duaları ‘Tanrımıza hamdolsun’ diye değil,
 
‘Allah’ımıza hamdolsun’ diye başlayacak.
-‘Diykkayyyt’
-‘Allah’ımıza hamdolsun,
-‘Milletimiz varolsun’
-‘Afiyet olsun’
-‘Saouull’
Milleti Allah’la aldatırken, duayı Tanrı diye yapmak olmazdı elbette.
Çok büyük bir sorunumuz da böylelikle çözülmüş oldu.
Hamdolsun büyük bir oyunu daha bozdular.
En azından mevcut durum yasal hale gelmiş oldu. 
Zamanında yapsaydınız da biz bu kadar eziyet çekmeseydik ya.
Başkanlık sistemi dahil her şeyi önce fiili bir durum haline getirip,
 
sonra bu mevcudu yasal kılıfın içine sokuyorlar.
Taktik bu.
Allah Arapça, Tanrı Türkçe bir kelime.
Tanrı ile Allah arasındaki fark Tanrı’nın Türkçe olması.
Din istismarı konusunda AKP’nin bileğini bükebilecek kimse yoktur bu yeryüzünde.Ordu şimdi Müslüman mı oldu?
Yani İslam’ın ordusu mu oldu?
Hiçbir şey değil de, bu Arap ve Bedevi seviciliği bitirecek bu ülkeyi. 
Başka dinlere mensup askerlik yapan vatandaşlar ve ateistler playback yapmaya devam edecek.
 
Tanrımıza hamdolsun deyince sanki arkaik tanrılar kastediliyordu.
Tanrımıza hamdolsun deyince dua Eros’a, Zeus’a gidiyordu sanki..
Yemek ihalesine fesat karıştır, askerleri bozulmuş gıdadan zehirle, 
yemeğinden çal,sonra da kalk ‘Allah’ımıza hamdolsun.’
Aynı kışlada üç kez zehirlenme yaşandı ve bir asker hayatını kaybetti.
Askerin ekmeğini, suyunu, katığını özelleştirdiler.
Karavanayı özelleştirdiler.
Askerler zehirlendiği için verilen araştırma önergesini reddettiler,
 
ama yemek duası için düzenlemeyi ihmal etmediler.
Kelimelerin Arapçasını söylemek kutsallığı artırdığını sanıyorlar.
O zaman ‘milletimiz varolsun’ yerine de ‘ümmetimiz varolsun’ deyin olsun bitsin.
Klasik bir AKP zihniyeti.
Hem Türklüğü elden bırakmazlar, hem de Tanrı kelimesinden rahatsız olurlar.
Öz Türkçe bir kelimenin değiştirilmesine bakalım Bahçeli ne cevap verecek?
Bu düzenleme teknolojiyi, bilimi, samanı, eti, kuru fasulyeyi dahi,
 
dışarıdan ithal eden ülkemizi en kısa zamanda çağ atlatır.
Yıl olmuş 2017 insanlar Mars’a nasıl giderim derdine düşmüş,
 
bizim zaman harcadığımız şeylere bakın!
Gavur dediğimiz insanlar uzayda koloni oluşturmaya başladı.
Bizim 21.yüzyıldaki vizyonumuza bakın!
Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!