MALUM TEKLİF

Kemal Özcan 26/08/2019 - 08:55:42

İşçileri hallettiler, sıra memurlara geldi.
Memurlarda yetkili sendika Memur-Sen.
Memur-Sen AKP iktidarının arka bahçesi.
2002 yılında 40 bin civarında üyesi varken bugün üye sayısı 1 milyonun üstünde.
Ben onlara hormonlu sendika diyorum.
Ben kendi çalıştığım işyerinden biliyorum, makam ve mevki sahibi olmak için üye oldular bu sendikaya.
Atama genel müdürler ve kurum amirlerinin baskılarıyla, terfiler,mobingler sayesinde patlama yaptı.
AKP iktidardan gittiğinde seri halde küçülecektir.
Sendika geçen hafta Çalışma Bakanıyla sözleşme masasına oturdu.
Bu sözleşmeden 3 milyonu aşkın çalışan memur ve emekli yararlanacak.
Ailelerle birlikte neredeyse 15-20 milyon kişiyi etkileyecek.
Bakan zam teklifini önündeki yazılı bir kağıttan okudu.
2020 yılında yüzde 3,5+3,2021 yılında yüzde 3+2,5..
Bakan resmen dalgasını geçti.
El insaf!
Hakem kurulu bile sizden daha insaflı.
Sigaraya gelen zam fazlasıyla götürdü verecekleri zam. 
Sendika başkanı ‘bu makul değil, malul bir teklif’
‘değerlendirmeyi dışarda yapacağız, yeni teklifinizi bekliyoruz’ diyerek ayrıldı salondan.
Yeni ama makul teklifinizi bekliyoruz!
Akıllarından geçirdikleri makul teklifi merak etmedim değil.
Mesela buçuklu olanları tama yükseltirlerse tamam mı?
Resmi olarak açıklanan enflasyonun kaç puan üstünde?
Bana göre 2020 yılında 4+4, 2021 yılında 4+3,5’a biter bu iş. 
Acaba dedim yetkili sendika Kesk veya Kamu-Sen olsaydı teklif gene aynı mı olurdu diye düşündüm?
Olmazdı tabi…
Olsaydı tepki ‘siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?’ olurdu.
Varlık nedeni AKP iktidarı olan bir sendikanın pazarlık gücü yoktur.
Zaten grev hakları da yok.
Ergün Atalay’ın sözünü ettiği ‘grev hakkı olmayan gaz vericiler’ bunlar mıydı.?
‘Nizamiyeye dahi gelemezler’ diyerek kimi kastediyordu?
Yatağan Enerji işçilerinin de grev hakları yoktu ama Ankara’nın göbeğinde 65 gün bir direniş destanı yarattılar..
Bir telefon mesajıyla yüzlerce emekçinin Muğla’dan kendi imkanlarıyla nasıl Ankara’ya geldiklerinden bi haber tabi.
Nizamiyeye dahi gelemez dediği grev yasaklı enerji işçilerinin Türk-İş’i işgal ettiğini unuttu galiba.
Türk-İş’i işgal ettiğimizde kendisi yurt dışındaydı.
Türk-İş işgali dedim de aklıma geldi.
O gün ben Yatağan’da sorumlu kalmıştım.
Türk-İş’i işgal eden arkadaşlar Ergün Atalay’ın makam koltuğuna Yatağan işçilerinin önlüğünü geçirmiş.
Bu resimler basında ve sosyal medyada paylaşılınca sayın başkan çılgına dönmüş.
Kafasının gerisinde hep Mustafa Kumlu ve Tes-İş Genel Merkezi tarafından tahrik edildiğimiz düşüncesi vardı sanki.. 
Biz ondaki bu önyargıyı her zaman hissettik.
Bak konuyu kaydırdım gene!
Hükümet 3 milyon kişiye sadaka teklif etti..
Zaten refah payı koparılmadığı sürece yapılan bütün zamlar enflasyon oranında olacaktır.
Enflasyonda çarşı pazarın değil iktidarın resmi rakamları baz alınacaktır.
Ergün Atalay’ın inanmadığı ama iki de bir zammın bahanesi yaptığı yüzde 5,01.
Devletin bekasının enflasyonu bunlar.
AKP çıksa 15 Temmuz, Yenikapı ruhu, terör merör ajitasyonu çekse,
ve devletin bekası için maaşlarınızı yüzde 50 indiriyorum dese hemen yelkenler iner...
Çalışma bakanı ile Memur-Sen başkanı Pazartesi günü gece yarısı saat 02:00’ de bakanlıkta tekrar bir araya geldiler.
Sürpriz bir görüşme oldu.
Anlaşılan ‘uzamadan ve  işi çok karıştırmadan’ gecenin bir yarısı kapatıp geçeceklerdi.
Çalışma bakanı malum sendikaya, malum teklifini yaptı.
Memurlara ve memur emeklilerine 2020'de yüzde 4+4, 2021'de yüzde 3+3 yeni zam teklifinde bulundu.
Böylelikle hükümet ilk teklifinin yüzde 60 üstüne çıkmış oldu..
Tüm yandaş kanallar ilk teklifin yüzde 60 arttırıldığını ama sendika tarafından kabul edilmediğini,
bunlar nankör filan diye yaygara koparsalar anında imzalanır.
Bu sendika Stockholm sendromu içinde kıvranıyor.
Yapacak bir şey yok!
Varlık nedeni olan siyasi bir yapıya kafa tutacak değil ya!
‘Sistemden beslenenler, sistemi değiştiremezler!’
Dün kamu işçileri zam oranlarını belirlediler, yarın memurların da öyle veya böyle belirlenecek.
Ya asgari ücret seviyesinde ücret alan özel sektör işçilerinin sözleşmeleri ne olacak onu düşünen var mı?
‘Saldım çayıra, Mevlam kayıra’
Onlar sizin çizdiğiniz bu pasif dairenin içinde debelensin dursunlar!
Verilen zam miktarı sadece memur için değil ülkedeki tüm çalışanlar bir için referans  olduğunu görmek gerekir.
Sonuç olarak belirlenen zam oranları enflasyon oranı olmayacak mı? 
Sonuçta memur maaşları her 2 yılda da enflasyon oranında artacaksa bu tantana niye..
Toplu görüşme maddelerinin arasına şöyle bir madde ekleyin olsun bitsin!
‘memur maaşlarına her yıl enflasyon oranında artış yapılacaktır!’ 
ibaresi konsun ve bu kargaşa son bulsun...
Enflasyon ne çıkarsa o!
Ya da Cumhurbaşkanı Yüksek İstişare kuruluna yapılan zam oranı kadar ücret artışı yapılır yazılsın.
Sendikalar toplu sözleşme yapmak yerine Tüik’e baskı yaparak enflasyonu adam gibi hesaplatsalar  daha faydalı olur.
Çünkü enflasyon ön görüsü yüzde 5 oluyor,
ancak gerçekleşen enflasyon  yüzde 20,
hissedilen enflasyon her zaman yüzde 40 oluyor.
Enflasyonun üzerinde artı refah payı alamadığımız sürece ücretler erimeye devam edecektir.
2001 krizinde bile o beğenmedikleri Ecevit memura enflasyon artı refah payı vermişti.
Hani bir söz vardır ‘Anamızı belleyen kadı, kimi kimi şikayet edeceksin!’diye.
İşte ona döndü bu işler.
Hükümetin hedefi en düşük memur maaşını asgari ücretle eşitlemektir..
Nihayet 20 günlük tiyatro sona erdi..
Artık sözleşmeyi Kamu Görevlileri Hakem heyeti bitirecek.
Sendika tepki çekmemek, hükümet de düşük zam sorumluluğunu ve oy kaybı yaşamamak için topu hakeme attılar. 
Olayın özeti bu!
Hakem heyeti 11 kişiden oluşuyor. 
5’ i sendikaların 6’sı hükümetin atadığı isimlerden oluşuyor, yani hükümet ne uygun görürse o!
Hakem 24’ünde toplanacak, 28’inde kararını verecek.
Karar kesin, net ve nihaidir!
Fazla söze gerek yok, malumun ilanını yapacaklar.
Sendika ise elinden geleni yapmış olmanın dayanılmaz hafifliğinde olacak. 
Sendika dik durdu filan deseler yeter.
Sözleşme Hakem Kuruluna gidince eylem kararı aldılar.
Saat 15:00'de Ankara'da iş bıraktılar, saat 17:00'de Çalışma Bakanlığı önünde cüzdanlarını bıraktılar.
Bordro yakma filan gördük de cüzdan bırakmak nedir?
80’li yıllarda faşizmin hüküm sürdüğü günlerin eylemlerine geri döndük.
Türk-İş yemek boykotu kararı almıştı, ardından sakal bırakma gelir diye düşünüyordum fakat anlaştılar.
Cumhurbaşkanı maaşına yüzde 26, Yüksek İstişareci Bülent Arınç yüzde 40 zam yaptı.
İşçilerin,memurların ve emeklilerin düştüğü duruma bir bakın!
Direnmeyen dilenir!
Direnmeyen çürür!
Memur-Sen işbirlikçi bir sendikadır.
Başkanın öyle esip gürlemesine bakmayın iktidara göbekten bağlılar.
İktidar istemesin bir o koltukta bir dakika bile duramaz!
Bakın işbirliği konusunda size bariz bir örnek vereyim..
SGK müdürlük sınavı açıyor ve sınava 1200 kişi müracaat ediyor. Mülakatı 125 kişi kazanıyor,  kazananların 124’ü Memur-Sen üyesi..Böyle bir tesadüf olabilir mi? 
Bu sendikanın AKP’den önce 40 bin civarında üyesi varken ve sadece Diyanet’te örgütlüyken,
bugün üye sayısı 1 milyonun üstünde ve yetkili sendika durumunda.Neyse dostlar Hakem kurulunun 11 üyesinden 6’sı hükümet temsilcisi.
Zam oranlarını 28 Ağustosta açıklayacaklar..
AKP’nin dediği olacak!
Ben zaten dağın fare bile doğuramayacağını biliyordum.
Daha önce de belirttiğim gibi nasıl olsa açıklanan resmi enflasyon üzerinden  toplu sözleşme yapılıyor.
Tüik’e baskı yapsınlar da şu enflasyonu adam gibi hesaplatsınlar!Bari iktidarın yaptığı enflasyon hırsızlığının önüne geçsinler! Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!