“Larvayı büyütmeyecektin” - Yarımada Gazetesi

“Larvayı büyütmeyecektin”

Erdil Ünsal 07/03/2017 - 14:08:48

 

İnanmak düşünmekten kolaydır. "İlim"in iman egemenliğine engel olacağı düşüncesiyle, “bilim, aydınlanma, ilericilik düşmanlığı ola gelmiştir. Bilim imanın düşmanıdır." Cebir, geometri, fizik, kimya, astronomi, felsefe, tarih, coğrafya sakıncalıdır" şeklindeki Gazali felsefesinin bu topraklara kesin egemenliğinden sonra iflâh etmez bir durum var. (Gazali'nin ifadesini merak edenler 1, no.lu kaynağı okuyabilirler).

Cumhuriyete karşı cephe hızlı ürüyor. Galibiyette kelle sayısı üstünlüğü oyunun kuralı. Üremek temel strateji. "Asgarî üç çocuk" siparişi boşuna değil. Çocuk daha doğar doğmaz adını "abdul" ya da "ullah" “Şems/ ettin takılarıyla, doğrudan Arap adlarıyla tescilli marka olarak belirlediği bu yavrulara ad koyma sisteminde başka çiftliğe kaçmasına izin yok.

Sosyal demokratların son otuz yıldır, DSP de SHP de ağızlara iliştirilmiş bölünmeyelim klişe muhabbet hiç bitmedi. Epey bir süre, "CHP çalışmıyor, iyi muhalefet yapmıyor, Baykal'la olmuyor". Hayatında CHP'ye oy vermemiş ve başına Mustafa Kemal Atatürk geçse dahi oy vermeyecek olanların dahi cazgırlık etmesi ise işin tuzu biberi oldu.

Sosyal demokratlar CHP elbette eleştirilmeyi hak ediyor. Hem de çok.

Ama ortada bir gerçek daha var. Çok önemli bir gerçek daha. İşte bu gözden kaçıyor. Atamızın hediye ettiği 90 yıllık demokrasi tarihimizin elli yılında Türkiye'ye rakipsiz egemen olmuş "merkez sağ" blok nerede? Bunlarda mı MHP gibi arada ince zarla “Evet” çiydi de kendilerini saklı tuttular. Nerede o sağcı ana damar? Menderes'in Demokrat Partisi (DP), o kapanınca yerine geçen Demirel'in Adalet Partisi (AP), ondan sonra Türkiye'yi yıllarca yönetmiş DP’nin vesayetinden nemalanan Anavatan Partisi (ANAP) ve Doğru yol Partisi (DYP), onların siyasî misyonunu devam ettirenler nerede?

Anladık CHP’nin elinde bir mahalle imamı, tarikat önderi, mahalle baskısı gibi halkı etkileyecek dini enstrümanlar yoktu. Ama hiç olmazsa iyi kötü ortadaydı. Ondan başka Referanduma “Hayır” kampanyası yürüten parti kaldı mı? Halbuki elli yıl boyunca sözüm ona "orta sağ"ı temsil eden, bir zamanlar oyu % 40'larda, 50'lerde gezen , (bize "liberal, demokrat" diye yutturulmuş) Menderesçiler, Demirelciler, Özalcılar, Tansucular, Mesutçular nerede?

Şimdilerde alayını toplasan, oy oranı % 1-2'lerde seyreden mikroskopik bir partiyi ancak oluşturabiliyorlar. Eğer Erbakan'a, Tayyip'e meydanı terk etmiş birileri varsa, asıl onlar.

Parazitin yumurtası yıllar önce Menderes'in, Demirel'in, Özal'ın o bir zamanların devasa gövdeli partilerinin bünyesine bırakıldı. Yumurta larvaya dönüştü, onların bünyesinde beslenip büyüdü. Beslenirken onları tümüyle yiyip bitirdi, “Evet”çi olarak ortaya çıktı. Bu süreci konuşan yok.

Bir zamanların yenilmez armadası sanılan DP'nin, AP'nin, ANAP'ın tarihî misyonunun yalnızca bünyelerindeki larvayı büyütmek ve yerlerini ona terk etmek olduğu gerçeğini bazıları halâ görmüş değil.

Birileri, "Nereden çıktı bu kadar Cumhuriyet düşmanı?" diye ağlaşıyor.

Cumhuriyet'in kurumlarına düşmanlık şimdiki pratik. Matbaanın müslümanlardan uzak tutulması. "İlim"i kurtarmak için dar-ül-fün’unun (üniversite) basılması. Rasathanenin her kurulduğunda yıkılması.

İttihad-ı Muhammediye Cemiyeti'nin kışkırtmasıyla vahşi 31 Mart 1909 ayaklanması düzenlenip mektepli subaylar doğrandığında, ya da Kuvayı Milliyeciler'e karşı Kuva-i İnzibatiye (Hilafet Ordusu) harekete geçtiğinde veya Kurtuluş Savaşçılarını arkadan vuran sayısız iç isyan çıkartıldığında Cumhuriyet mi vardı? Değil mi ki bugün halâ, "Bilim, ilim için tehlike doğurduğundan sakıncalıdır" diyen Gazali gibi birini ısrarla " Hüccet'ül-İslâm (İslâm'ın delili) ve Zeynuddîn (dinin zineti-süsü) dür, büyük âlim, büyük düşünürdür" diye övüp kafalara kakan bir Diyanet varken. Aydınlanma düşmanlığı için. Başkaca hiç bir cemaat ve tarikata ihtiyaç yoktu. Devlet kendini yiyip tüketen larvayı bünyesinde besledi, besliyor. Ümmet-i takiyye marşı yüksek sesle seslendiriliyor : "Ey ümmet, gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz ".

Din hepsini kullandı, sırayla tüketti. Nerede 14 Mayıs 1950'deki seçim galibiyetine "Ak Devrim" denen Demokrat Parti ?

Nerede Sülü'nün beyaz beygir (Kır At) simgeli Adalet Partisi?

Nerede beyaz papatyalar partisi ANAP?

Nerede beyaz tayyörlü sarışın emlak zengini kadın Tansucuğun simgesi yine beyaz beygir olan DYP’si?

Tüm o "ak"lar, "kır"lar, "beyaz"lar, sonuçta kendilerini de yiyip tüketen larvayı büyüttüler, "AK" Parti ortaya çıktı. Marifet larvayı bünyede beslememekte idi. Bunun için de öncelikle yumurtayı, yumurtanın sahibini bilmek şarttı. Bu kadar temel bir konuda dahi, eğer gerçekler değil de ulemanın uydurmaları benimsenmişse, bu bilinmiyorsa ya da bilinmesine karşın rahatsızlık duyulup da ses çıkartılmıyorsa, bu duruma nasıl düştüğümüz neden merak ediliyor ki?

Halbuki bu Cumhuriyet’in yurttaşlarına bu konuda gerçeğin ne olduğu zamanında bizzat Atatürk’ün önderlik ettiği çalışmalarla okulların ders kitaplarına konulup anlatılmış. Arapların bir dini yaymak için değil, salt çapulculuk güdüsü ile Türklere saldırdığı, amaasırlarca boyun eğdirtemediği, akıl almaz zulüm yaptıkları ayrıntıları ile anlatılmış. (Bu sürecin ilk yüzyılını, T.T.T. Cemiyeti tarafından hazırlanıp Ankara Maarif Matbaası’nda bastırtılmış “ Tarih II: Ortazamanlar” başlıklı Lise II ders kitabının ekteki sayfalarından okuyabilirsiniz).

Bu anlatım sonraki yıllarda salt Arapçıları kollamak amacıyla sansür edilerek ulemanın uydurmalarına dönülmüş.

Bu ülkenin kendisini “aydın”a sayan okumuş yazmışları dahi eğer bunları bilmezse, daha da vahimi bilmesine karşın bilmezden gelirse, güdüldüğünden söz ettiği kitleden ne farkı olur ki, neyi ne hakla eleştirebilir, gelecek için ne umudu olabilir? Hadi şimdi gidin kapı kapı dolaşıp halka durumu anlatın. Hayır dedirtin. Bu alıntı yaptığım yazıya karşın Türk halkı her zaman ummadık zamanda ummadık başarıya imza atmıştır. Bize dayatılan Teferandumda “Hayır” oyları galebe çalacaktır.

KAYNAKLAR :

1. http:turkoloji.cu.edu.trGENELhasan_aydin_gazzali_bilim_karsitlik.pdf (sayfa 1-5)

2. http:yunus.hacettepe.edu.tr~unanakademik40.html