HER İNSANIN SEVİMLİ BİR ALIŞKANLIĞI VARDIR - Yarımada Gazetesi

HER İNSANIN SEVİMLİ BİR ALIŞKANLIĞI VARDIR

Kemal Utku 25/02/2017 - 08:15:23

 
Sabah kalkınca ilk işim yatağımı yapmaktır, kaçta kalkarsam kalkayım. Sembolik bir tutku bu; yaşamı ciddiye aldığımı, dış dünyayı tamamen boşlamadığımı hatırlatıyorum kendime sanki.
Bazı insanlar çok titizdir, ya da şöyle diyelim belli huyları vardır adeta bir 'uğur, fetiş' mertebesine çıkarttıkları. Dünyanın en iyi tenisçilerinden olan Rafael Nadal, oyun sırasında içmeyi tasarladığı meşrubat ve su şişelerini dinlenmek için her oturduğunda kendisinden bir karış öteye ve belli bir sırada dizer ve sahaya doğru yürürken de yine bir dönüp bakar her şişe kendine ayrılan yerde mi diye. 
Dedem ise terliklerine takmıştı yaşamının geç yıllarında.Yatarken onları belli bir düzende çıkarır, ayak parmaklarıyla onları sağa sola ufak darbelerle iteler ve aynen tenisçi Nadal gibi onların düz bir çizgi oluşturmalarını sağlardı.
Yıllardır karşılıklı içki içtiğim dostum Sudi İlkorur, rakısıyla beraber beyaz peynir de ister ve gelen peyniri bir operatör titizliğiyle yirmi eşit parçaya bölerdi minik küpler halinde. Yani kadehteki rakı yirmi yudumda içilir ve peyniri yemek için de yirmi adet kürdan kullanılırdı.
Aziz pederim, yıllar yılı arabasını vitesteyken kontaklar ve araba her zaman çalışamadan bir adım öne atardı kendini. Yokuş aşağı inerken ise vites kolunu tutardı sağ eliyle, vites aklına esip de 'komuta dışı' değişmesin diye.
 Jazz müzisyeni Emin Fındıkoğlu, arabasının bagajında kesinlikle bir kaya parçası bulundurur ve eğer yokuş aşağı park edecekse kayayı çıkarır veonu sağ ön lastiğin önüne, yokuş yukarı park etmesi gerekirse de sağ arka lastiğin arkasına koyar.
Anam, canı keyif yapmak istediği zaman, eğer ben yanında isem, 'Eh Kemoş hadi ellerinle şöyle acı bir kahve yapıver bana' derdi.
Dişçi Taner Arman ki, iyi poker oynardı, elinde iyi kağıt vardı ise sağ kaşını hafifçe yukarı kaldırır ve belli belirsiz sakalını sıvazlardı... Biz de hiç bilmezdik onun elinde iyi kağıt olduğunu...
Berberim, 'Her zamanki gibi mi Kemal Abe? 'diye sorar.
Garson, 'Aynı masa mı Kemal Bey? Barmen, ' Rakı? Buz, su ayrı?'
Foto Sulhi her gün, sokakta dondurma yiyen, sakız çiğneyen kadınlara kızar. Komşu kadın, her bahar çocuk doğurur. Ali Güven, dükkana ne zaman bir vergi memuru gelse, tanıdık olsun veya olmasın, adam daha ağzını açmadan ondan borç para ister. Ortakentli 'Canavar' Salih Ağa, eşeğine binmek için, sarhoş olsun veya olmasın, hep bir bacağını bizim mufak penceresine dayardı...
Hep hep hep.