CANAN KAFTANCIOĞLU, ÜMİT KOCASAKAL VE ULUSALCILIK!

Nevzat Çağlar Tüfekçi 23/01/2018 - 10:19:32

Dr. Canan Kaftancıoğlu, CHP’nin İstanbul il başkanlığına seçilince; aleyhine o an’a kadar bilinmeyen, gün yüzüne çıkmamış iddialar ortaya atıldı. Bu iddia sahiplerinin amaçları neydi? Canan Hanım, daha önce İstanbul il yönetiminde görev yapmış, son olarak da CHP Parti Meclisi üyesiydi. Dr. Canan, il başkanı seçilinceye kadar Türkiye’de yaşıyordu ve CHP’nin etkili yerlerindeydi. İl başkanlığı seçimi öncesinde bu iddialarını dile getirmeyenler; O, il başkanı seçildikten sonra çoğu düzmece olan iddialarını, neden ortaya saldılar? Düzmeceydi çünkü Tweeter’ın maksimum 144 olan karakter sayısı, bu senaryoları yazanlar sayesinde 168 karaktere çıkmıştı… Kaftancıoğlu, bazı paylaşımlarını da kabul etti, özür diledi.
 
Canan Kaftancıoğlu’na niçin saldırıyorlar? CHP’nin sol yüzüydü ve CHP’yi hem kendi dışındaki sol dinamiklerle hem de kitlelerle buluşturacak bir fikir yapısı, davranış ve vizyon sahibiydi. İstanbul ölçeğinde de CHP’yi etkin kılabilecek bir düşünce ve çapta birisiydi. Hazımsızlık buydu!..
 
ÜMİT KOCASAKAL
 
Prof. Dr. Ümit Kocasakal, CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklayınca, onu bir kurtuluş gibi görenler oldu. ‘Ulusalcı’ kimliğiyle Kocasakal, partinin başına gelirse, CHP’ye atılım yaptıracağını, oy patlaması yapacağını düşünenler, öne sürenler oldu. 
 
Ulusalcılık nedir ne değildir, bunu sonraya bırakalım ve Kocasakal, CHP’yi hoplatır, zıplatır mı ona bakalım. 
 
CHP’de siyaset yapmak isteyenler; öncelikle hâkim “Türk kimliği”ni öne çıkarmaktan ziyade, ülkede yaşayan tüm toplulukları(Kürt, Yahudi, Ermeni, Süryani vd.) kucaklayabilen, insan hakları, özgürlükler ve çoğulculuk temelinde bir siyaset yapma anlayışına ve dünya görüşüne sahip olmalıdırlar. 
 
Ulusalcıyım diye ortaya çıkanların böyle bir anlayışı yok çünkü onlar egemen toplum “Türk Kimliği” üzerinden siyaset yaparak ülkedeki diğer etnik yapıları dışlayan/ayrıştıran bir tavır ve anlayış içindedirler. Prof. Ümit Kocasakal da onlardan birisidir. Bu bağlamda, CHP’de genel başkanlık yapacak çap ve kapasitede birisi değildir. Prof. Metin Feyzioğlu da aynı kategoridedir. O gibilerle, CHP, daha geriye gider!
 
ULUSALCILIK NEDİR?
 
“Kurtuluş, CHP’nin kuruluş felsefesindedir” diyorlar. Bu, doğru. CHP’nin kuruluş felsefesi; anti-emperyalist olma, milli kalkınma ve ulusal çıkarları savunmadır. 1923’den 1950’ye kadar bu anlayış sürdü. 1950’den sonra ikili anlaşmalarla, Türkiye’nin dışa bağımlılığı arttı, milli kalkınma yerine ithalata dayalı sanayileşme gelişti ve bugün tarımı da bitirildi…
 
Solculuk ve ulusalcılık kavramları birbirinden farklıdır… Ulusalcılık tek tiptir, solculuk çoğulcudur... Ulusalcılık dışlayıcıdır, solculuk kapsayıcıdır... Böyle temel farklar vardır aralarında. Gerçek böyleyken, hem ulusalcı hem solcu olunur mu?
 
Bugün ulusalcılık adına ortaya çıkanların yapmak istedikleri şey; Atatürk’ün ulusalcılık anlayışının içini boşaltarak, ona egemen toplum Türk kimliği üzerinden siyaset yapan milliyetçi-şoven bir siyaset anlayışını yüklemektedirler… Bu siyaset tarzı, Türkiye gerçeği değildir.
 
SONUÇ
 
Kemal Kılıçdaroğlu’nun eksikleri yok mu, elbette var. Artıları da var eksileri de… Eksileri nedir?: parti içi demokrasiyi ve önseçim sistemini hâkim kılamaması, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu parti içinde tartışmadan aday göstermesi, kontenjandan bir getirisi olmayan sağcı kişileri milletvekili adayı yapması, partinin yüzünü sola değil sağa dönük tutması vb.
 
Artıları da: Adalet yürüyüşü ve yolsuzlukların üzerine cesaretle gitmesi vd.
Kılıçdaroğlu’nun eksileri var ama onun alternatifi “ben ulusalcıyım” diyenler değil, ‘çağdaş sol değerleri’ kendine ilke edinmiş kişilerdir…