SİZİN BAŞ AĞRINIZ HANGİSİ?

Yarımada Gazetesi 07/03/2017 - 16:29:14 Bu haber 954 kere okundu
SİZİN BAŞ AĞRINIZ HANGİSİ?

 

 

Hepimiz hayatımızın bir döneminde baş ağrısı çekmişizdir. Kimi migren gibi kronik bir baş ağrısıyla uğraşır kimi de zaman zaman tutan baş ağrısından şikayet eder. Baş ağrısının uzun, kısa, şiddetli, ani başlayan, hiç geçmeyen gibi çok çeşitli tipleri olduğunu belirten Acıbadem Bodrum Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Turhan Keçeli, “Baş ağrısı tek başına bir hastalık değil, yalnızca bir belirti... Bu belirtiyi iyi tanımlamak, doğru tedavi için önemli” diyor.

 

Hissedilen ağrı bakımından aynı bölge olmasına rağmen baş ağrısı, çok farklı tiplerde görülebiliyor. Bu bakımdan her baş ağrısını aynı kefeye koymak mümkün değil. Aslında baş ağrıları, birincil, primer ve fonksiyonel ile ikincil, sekonder ve semptomatik olmak üzere iki ana grupta toplanıyor. Bütün gerilim, migren, nevraljik, küme tipleri birincil grupta yer alırken, ikincil grupta başka hastalıkların bir semptomu olarak ortaya çıkan baş ağrıları bulunuyor. Örneğin iyi veya kötü huylu beyin tümörleri, hidrosefali, menenjit, hipertansiyon, kafa travmaları gibi... Her baş ağrısı tipinin kendine özel karakteristik özellikleri olduğuna dikkat çeken Acıbadem Bodrum Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Turhan Keçeli,rahatsızlığın ayırt edici özelliklerine dikkat çekerek, baş ağrısı tiplerini şu şekilde değerlendiriyor:

 

1.            Gerilim tipi: Günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllarca sürebilen ve dalgalanmalar şeklinde seyir izleyen, akşama doğru artan baş ağrıları gerilim tipi baş ağrılarını düşündürüyor.

 

2.            Migren tipi: Nöbetler halinde gelen ve başlangıcında ‘aura’ tabir edilen öncü belirtileri de bulunabilen, bulantı ve kusmanın eşlik edebileceği, başın yarısını veya tümünü kapsayabilen, çok seyrek olabileceği gibi haftada birkaç kez de gelebilen türden baş ağrıları migreni akla getiriyor.

 

3.            Küme tipi: Yılın daha çok ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde görülen, 30-45 gün sürebilen, çok şiddetli, genelde tek taraflı ağrılar şeklinde ortaya çıkıyor. Bu belirtilere göz yaşarması eşlik ediyorsa, ağrılar sabaha karşı uykudan uyandırıyorsa, bu tipten şüphe edilmeli. Tedaviye dirençli küme tipi baş ağrısı, oksijen uygulamasından sınırlı da olsa fayda görebiliyor.

 

4.            Nevraljik tipi: Nevraljik ağrılarda kişi yaşadığı ağrıyı; ani elektrik çarpması veya şiş sokulması şeklinde tarif ediyor. Sinir uçlarının duyarlılıklarının artması, soğuk etkisi, dolaşım bozuklukları, kafein ve nikotin etkilerine, santral sinir sisteminde eksitatör (uyarıcı) nörotransmitter maddelerin artışı gibi değişik nedenlere bağlı olarak gelişebiliyor. Bunlar arasında en sık karşılaşılan neden soğuğa maruz kalma olarak biliniyor.

 

Her gün artan ağrıya dikkat!

 

Baş ağrısının tipleri bunlarla sınırlı değil. İkincil yani semptomatik baş ağrılarına da değinen Dr. Turhan Keçeli, özellikle yavaş yavaş başlayıp, her gün daha da artan ve yer değiştirmeden başın belirli bir bölgesinde görülen ağrıların altını çiziyor. Bu tabloya bulantı ve kusmanın da eklenebileceğini söyleyen Dr. Turhan Keçeli sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu durumda kafa içinde büyüyen kitle ihtimali akla gelmeli. Ayrıca baş ağrısına, ateş ve enfeksiyon eşlik ediyorsa, menenjit ve ensefalit gibi beyinde iltihabi hastalıklar araştırılmalı. Baş ağrısının öncesinde kafa travması varsa, bu durum da dikkate alınmalı.”

 

Migren ve gerilim tipi önde

 

En sık görülen baş ağrısı tipleri; gerilim ve migren tipi baş ağrıları... Gerilim tipi baş ağrılarıyla hemen hemen her insan, ömrünün bir döneminde karşılaşıyor. Bu tip ağrılar daha çok stres nedeniyle, baş ve ense kaslarının kasılmasıyla ortaya çıkıyor. Kasılma dokuda kan akışının azalmasına ve bu da ağrı maddelerinin birikimine yol açarak bir kısır döngü oluşturuyor. Migren türü baş ağrıları ise, kadınların yüzde 30-35'ini, erkeklerin yüzde 20-25 'ini etkiliyor. Kalıtsal ve tekrarlayıcı bir rahatsızlık olan migren, beyinde oluşan nörokimyasal etkilerle beyin damarlarının çaplarındaki değişiklikten kaynaklanıyor.

 

 

Göze, kulağa, buruna aşırı yüklenmek baş ağrısını tetikliyor!

 

Fonksiyonel baş ağrıları, daha çok stres veya duyulara aşırı yüklenme sonucu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla biz gözlerimizi bilgisayarda zorladığımızda, parlak ışıklar, güneş gibi etkenlere maruz bıraktığımızda ya da gürültülü ortamlarda bulunduğumuzda baş ağrısını tetiklemiş oluyoruz. Üstüne, kimyasal madde, parfüm gibi kokuları solumak, aşırı soğuk veya sıcağa, klimaya ya da hava akımına maruz kalmak gün içinde baş ağrılarının kaçınılmaz olmasına neden oluyor. Dr. Turhan Keçeli, migren tipi baş ağrısı olanların ise, ağrıyı tetikleyecek gıdalardan kaçınması gerektiğini öğütlüyor: “Özellikle tiramin, sodyum benzoat ve monosodyum glutamat içeren acılı gıdalardan, bazı peynir cinslerinden, konserve gıdalardan, katkılı hazır gıdalardan, çikolatadan, kabuklu deniz ürünlerinden ve mayalı içeceklerden uzak durulmalı.”

 

Dolayısıyla biz tüm bu etkenlerden uzak durabildiğimiz ölçüde baş ağrılarından korunmamız mümkün. Semptomatik, yani ikincil ağrıların her birinin nedeni ise farklı olduğundan genel sağlık kurallarına ve hijyenik ilkelere dikkat etmek, ağrıya neden olan hastalıklardan korunmak açısından fayda sağlıyor.

 

 

Yorum