Neden bulunamaz?
Son iki haftadan beri sabah kalkıyoruz uyuşturucu madde kullanmak, satışını yapmak, fuhşu teşvik vb suçlarından gözaltı kararı verilen insanları görüyor, duyuyoruz. Yakalanan silah parçaları, altın kaçakçılığı, çeteler savaşı, kuyumcu soygunları, paraları ve altınları alıp kaçan kuyumcular, yakalanan IŞİD’çiler, hayat pahalılığı, zamlar…Ve Venezuela Devlet Başkanının kaçırılarak ABD’ye götürülmesi…
Bu kadar insanı suçlayıp hapse atıyoruz. Peki nerde kaldı suçu önleme, caydırma, suç öğelerini ortadan kaldırma tedbirleri? Bu olaylar son iki haftada mı ortaya çıktı? Her yakalanan kişinin yabancı ise Türkiye’ye nereden ve hangi zamanda girdiği, bu sürecin kimin zamanında olduğu, kimlerle irtibatta bulunduğu araştırılmalıdır.
Diğer yandan petrol ithalatının yapıldığı ülkeler, ödeme şekilleri, nakliyatı yapan firmalar dünyanın dikkatini çekiyor. Her ticarette para trafiği izleniyor. Kişilerin yapacağı kaçak göçek işler ülkemizin adının çıkmasına neden oluyor.
Uyuşturucu madde sağlama ve silah kaçakçılığı yapma gibi eylemlerin arkasında kimler olduğu açıklanmıyor. Neden üstüne gidilmiyor?
*** *** ***
Bir başka şiddet
Kadına karşı şiddet devam ediyor. Şiddete karşı yasalarımız olsa da yasalarımızdaki boşluklardan istifade ediyor caniler, failler... Eşe karşı işlenen suçlar çocukların gözleri önünde cereyan edince hiç uygun olmuyor. Küçücük yaşlardaki çocukların psikolojisini bozmaya kimin hakkı var? Bu şekilde yasaları çiğneyen, aile ve toplum huzurunu bozan kişiler yakalansa da tutuklansa da kısa süre sonra serbest kalıyor.
50 bin civarında hükümlü tahliye edildi. Daha da tahliye edileceği açıklandı. Az da olsa hemen birkaçı tekrar içeriye dönüş yaptı. Umarım birkaç yıl sonra yeni bir afla başka suçlulara da kapılar açılmaz.
*** *** ***
Parti görüşü
DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüleri, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonuna ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasına tepki olarak yazılı bir açıklama yapmışlar.
***ABD’nin müdahalesinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek bunun yalnızca Venezuela’yı değil tüm bölgeyi tehdit ettiği,
***askeri üstünlüğün siyasi tercih dayatmanın aracı haline getirilmesini “küresel ölçekte kuralsızlığın ilanı” olduğu,
***Venezuela’nın enerji ve yeraltı kaynaklarının küresel güç mücadelelerinin değil, Venezuela halklarının meşru mülkiyeti olduğu,
*** Askeri müdahalelerin yarattığı otorite boşluğunun ve kaosun daha fazla yıkım getirebileceğine ve devlet kurumlarının işlevsizleşmesinin ülkeyi uyuşturucu kartelleri ve organize suç örgütleri için denetimsiz bir alana dönüştürebileceğine vurgu yapmışlar.
Aman daha fazla üstüne gitmeyin. PKK ve SDG’ye TIR’larla silah, mühimmat, kıyafet, yakıt ve erzak yardımı yaptı, hâlâ da yapıyor. Trump, onlar için dostlarımız diyordu. Sonra bu yardımlar kesilebilir.
*** *** ***
Danimarka
ABD Başkanı Donald Trump, ilk olarak 2019'daki ilk başkanlık döneminde Grönland’ı satın alma niyetini açıklamıştı. Bu defa daha da ileri giderek kontrolü ele geçirmek için ekonomik veya askeri güç kullanma ihtimalini devre dışı bırakmayı reddetti.
Grönland'da Rus ve Çin varlığının arttığını savunarak "Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland'a ihtiyacımız var." ifadesini kullanmıştı. Trump ayrıca, ABD'nin Grönland üzerindeki kontrolünün Batı'nın daha geniş çıkarlarına hizmet edeceğini savunarak, Avrupa Birliği'nin (AB) güvenliği açısından da "buna ihtiyaçları olduğunu" söylemişti.
Danimarkalı ve Avrupalı yetkililer ise Grönland'ın satılık olmadığını ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini söyleyerek olumsuz yanıt verdiler. Peki, iki NATO müttefikinin yüzde 80'i buzla kaplı olan, ancak önemli ölçüde kullanılmamış maden zenginliğine sahip devasa bir bölge üzerindeki anlaşmazlıkları nasıl sonuçlanabilir?
300 yıldır Danimarka'nın kontrolü altında olan Grönland'ın 56.000 nüfusunun bağımsızlık istekleri nihai sonucu nasıl etkileyebilir? Trump’ın Grönland konusunu tekraren ağzına alması Danimarka’yı düşündürmektedir.
Danimarka geçtiğimiz ay Kuzey Kutbu için 1,5 milyar dolarlık yeni bir askeri paket açıklamıştı. Bu paket Trump'ın açıklamaları öncesinde hazırlanmıştı. Trump'ın sözlerinden birkaç saat sonra bunun açıklanması Danimarka Savunma Bakanı tarafından "kaderin bir cilvesi" olarak nitelendirilmiştir.
“Ölümünü hak ettirecek bir şey yapmadan ölmeyi hak etmek”
(Anaksandrides)
Gelin isterseniz, biz burada “ölüm” kelimesinin yerine “kaybetmeyi” kelimesini kullanalım. Umalım ve dileyelim ki, Danimarka’yı belki biraz rahatlatmış oluruz.
*** *** ***
