Türk Turizmini Bekleyen Diğer Tehlike; Rakip Destinasyonlar

Yiğit Girgin 11/05/2017 - 14:32:24

Sevgili okuyucu, MERHABA!

“Maddiyatın insanın hayatını hoş kılacağına ikna olmuş durumdayım. Fakat iyi arkadaşların ve akrabaların yoksa kim olursanız olun hayat gerçekten boş olacak ve maddi şeylerin peşinde koşmak önemli hale gelecektir.” David Rockefeller.

Tam olarak yukarıdaki durumdayız. İster sevin ister sevmeyin, durumu cümle bazında irdelediğimizde çıkan sonuç; maddi şeylerin peşinden koşmak önemli olmuş durumda ve Türkiye, o veya bu şekilde yalnızlaşmıştır…

Ocak ayı sonunda, 6 kişilik arkadaş gurubu ile 5 günlük Almanya-Hollanda turu yaptık, kendi aracımızı kiraladık ve 1000 km yaptık. Aracı hava limanında teslim etmeye gittiğimizde, yaklaşık 150-200 metrelik uzunluğunda bir koridorda “Reise Buero” dediğimiz acenteler mevcuttu. Türk olduğuna emin olduğum bir tanesine girdim, malum diyalogları yaşadıktan sonra da konu rezervasyon trafiğine, İspanya-Portekiz-Yunanistan bandındaki doluluğa, yani zaten dolmuş olan bölgenin akıbetine geldi ve cevabını tahmin etsem de şu soruyu sordum; “her yer dolduktan sonra nereye gidecek bu insanlar?” Ve cevap şuydu; “MERAK ETMEYİN, OPERATÖR/ACENTE YÖNLENDİRECEK VEYA UÇAK KALDIRIP KONAKLATACAK YENİ DESTİNASYON BULUR” 

“BİZE HEP TURİST GELİR” algısı yaratıldı…

Ünlü şair Orhan Veli ne demiş; “beni bu güzel havalar mahvetti.” Türk turizmini de “turist bizden vazgeçemez hep gelir” havası mahvetti…

•    Mısır ve Tunus’taki terör olayları başladığında, elimizi ovuşturduk, bize bir şey olmaz dedik.

•    Bombalar sınırda patladığında bir şey olmaz turist gelir dedik.

•    İstanbul patladığında, her şey kontrol altında dedik.

•    RUS KRİZİ yaşandığında, Rus vatandaşlarımız bizden vazgeçemez dedik.

•    Şimdi ise, Almanya-Hollanda-Merkez Avrupa

Vatandaşları ve sektörü kazanmadan, Turizm darmaduman edildi. Biz ise hala turist gelir havasında yönlendiriliyoruz.

Devlet eli ile değil de, turizm profesyonellerinin yoktan var ettiği Türk Turizmini yerle bir ederken, kendi rakiplerimizi oluşturduğumuzun farkında dahi değiliz!

Rakipler Kimler?

Düne kadar yokları oynayan Yunanistan şimdi ne durumda?, İspanya, Portekiz, Hırvatistan Avrupa’daki merkezlerden bazıları, Uzak Doğu- Asya Bölgesi ve diğer bölgeler…

Tüm bu bölgelerde fiyat artışları söz konusu iken de bizim fiyat düşürüp turist gelecek diye beklememiz tam anlamıyla hayaldir. Hiçbir para birimi indirimi, turistin canından kıymetli değildir. Zaten paket tur bazında en ucuz bölge Türkiye’dir.

 

 

Yeni Kuşaklara Hitap Ediyor Muyuz?

Gelmiş olduğumuz teknolojik dünyada, yeni kuşaklara hitap ediyor muyuz, yoksa bu kuşakları rakipler daha farklı bir yöntem ile bizden alıyor mu? Bunun için ciddi bir araştırma ağı oluşturmamız gerekli. Zira yıllar önce ülkemize çocukken gelen misafir tekrar buraya gelmiyor, hizmetimiz kaliteli olsa da kuşağı yakalayamıyor, sosyal ağlar ve online kuşakları ülkemize çekmekte zorlanıyoruz. Kaliteli turizm segmentinden çok, iyi fiyata iyi hizmet segmenti oluşturmuş durumdayız ve bununla övünüp, fiyatları artıramıyoruz!

“Destination Management” yapmadığımız sürece (bu yıl yeni karar alındı daha) bu işin düzelmesi inanın çok zor. DENİZ-KUM-GÜNEŞ üçlüsüne alternatif bulunmadığı sürece ise 12 ay turizm hayal! Zaten turizmi 12 ay yapabilmek için yeterli altyapının mevcut bütçeler ile tamamlanmasını sağlamak daha bir hayal! (Sadece ABD’nin ülke genelindeki yol bakım çalışma bütçesi 1.1 milyar dolar.)

Gelecek kısa dönem içerisinde dünyadaki gezgin sayısının 1.5 milyar kişiye çıkması beklenilen sektörde, ağır kayıpların telafisi çok zor, ve biz kendi rakiplerimize altın tepsi ile servis yapmaya devam edersek bu işin sonu pek iyi olmayacaktır.

Lütfen en yakınınızdaki turizmci dostunuza, daha fazla indirim vererek satış pazarlama yapılamayacağını iletin ve artık tekelcilik sisteminden çıkılıp, orantılı bir şekilde online sistemlere geçilip yield yapılarak teknolojinin kullanılması gerektiğini belirtin.

Saygı ve Sevgilerimle,

Görüş ve öneriler için; yigitgirgin@outlook.com.tr adresine yazabilirsiniz.