IŞIĞIN YANDIĞI AN - Yarımada Gazetesi

IŞIĞIN YANDIĞI AN

Hamdi Topçuoğlu 03/09/2016 - 11:29:56

Neredeyse bir buçuk yıl oluyor. Komşum Levent Öncel aradı. Acilen görüşmek istiyordu.

Konsey bürosunda buluştuk. Pınarlıbelen'de 1960'ta yapılan ve bakımsızlıktan yıkım kararı alınan bir okulun yıkımını durdurmaktan söz ediyordu.

"Hemen Kaymakam Bey’e gidelim." dedim.

Kaymakam Bey, benden önceki görüşmecinin Belediye Meclisi Üyesi Ali Öztürk Bey olduğunu, kendisinin de yıkımın durdurulması konusunda bir talepte bulunduğunu, söyledi.

Sevgili Ali'yi bu sayede tanıdım.

Bir Cumhuriyet okulunun yıkımını önlemek isteyen kişiyle birlikte çalışmak için başka gerekçelere gereksinmem olamazdı.

Kent Konseyleri sosyal kapsayıcılıkları bakımından çok güçlü yapılar olsa da iş üretmede, derneklerin ekonomik bağımsızlıklarından ve tüzel kişiliklerinden yararlanmak daha pratik bir yoldu.

Karaova - Der bölge kalkınmasının planlanmasında Büyükşehir yasasıyla birlikte düşündüğüm ve daha önce kendi köyümde kurduğum bir kırsal dernek modeliydi.

Ona dernekten söz ettim.

Birkaç gün sonra derneğin başına geçmesini söyledim. Tereddütsüz kabul etti.

O iyi bir bayraktardı.

Dernek, onun ve çevresindeki Karaovalı pırlanta gençlerle bir anda Konsey olarak düşündüğümüz Karaova planlamasının omurgasına otururuvermişti.

Toprak Bayramı ve Bağbozumu Şenlikleri ile bölgenin değerlerini ortaya çıkarma çalışmalarımız devam ederken okulun yıkımını önlemek için mücadele de bütün hızıyla devam ediyordu.

Gerçek şu ki Muğla sevdalısı rahmetli Seha L Meray'ın deyişiyle " su başlarını devler tutmuş" bir ülkede çıkarlara dayanmayan bir iş yapmak deveye hendek atlatmaktan zor.

Kolay olmadı.

Sayın Kaymakamımız Dr. Mehmet Gödekmerdan Bey olmasaydı, Sayın Valimiz Amir Çiçek Bey olmasaydı bu okulun yıkımını önleyemezdik.

Sayın Çiğdem Demiralp; "Her türlü sorumluluğu alıyorum." derken kimleri kastetmişti, elbette kendisi bilir. Ama hakkını teslim etmek boynumuzun borcudur.

Hal böyleyken bile bir yıl, ipe sapa gelmez engellerle boğuştuk. Eski bina ancak Haziran 2016'da Karaova-Der'e teslim edilebildi.

Karaova - Der inanmıştı.

Karaova - Der kararlıydı.

Karaova - Der imecenin gücünden emindi.

Ali Öztürk gecesini gündüzüne kattı. Çok değerli Bodrumluları birbiriyle buluşturdu.

Karaovalıları davasına inandırdı .

Pınarlıbelen'in nice köy çocuğuna ışık olmuş okulu, üç ay içinde yeniden eğitime hazırlandı.

Bugün 30 Ağustos.

Bugün zafer bayramı.

Bugün kara tahtayı okşarken yarım asır önceki okuma ve başarma sevdalısı bir köy çocuğuydum.

Kırıntı Köyü İlkokulunda, Köprübaşı Ortaokulunda, Milas Lisesinde, Buca Eğitim Enstitüsünde/Fakültesinde öğretmendim.

Bir ara bahçedeki asırlık zeytin ağacına yaslanıp andımızı okudum çocuklarla.

Ve akşam alacasında ışıklar yandı.

Sevincimden deliye döndüm.

Kocatepe'den uygarlığa koşan binlerce Mustafa Kemal'i görür gibiydim sanki.

"Atatürk’ ü gördüm düşümde.
Ateş yakmış bir tepede gece
Türkiye kitabını okuyordu alaz aydınlığında
Beni gördü, ışıdı mavi gözleri
Ve hemen sizi sordu çocuklar
Gece boyu başarılarınızı anlattım.
Çalışkanlığınızı, devrimlere bağlılığınızı
Aşıp giderken ufuktan şafak vakti,
Tıpkı sizler gibi umutlu,
Sizler gibi sevinçliydi."

dizeleri dökülüverdi dilimden.