HER ŞERDE HAYIR VARDIR...!

GÜLDEN SÖKELİOĞLU 08/05/2018 - 09:19:57

Bazen başımıza gelen kötü bir olay, bizim o zorlu süreçten daha da güçlenerek çıkmamızı sağlar. Onun için eski insanlar,'her şerde hayır vardır' der.

Sağlığımızın kıymetini, ancak hasta olunca; varlığın kıymetini ise yok olunca anlarız.Toplum olarak bizi biz yapan değerlere saldırıldıkça o değerlerin kıymetini daha iyi anlıyoruz...
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu M. Kemal Atatürk'e, silah arkadaşlarına, Milli Bayramlarımıza, Andımıza, Gençliğe Hitabe'ye, Kurtuluş Savaşı'na, Lozan Antlaşması'na saldırıldıkça Türk Milleti olarak bu değerlerimize daha çok sahip çıkıyoruz.
Toplum olarak barış ve huzur içinde yaşamamızı sağlayan, modern ve uygar toplumlar arasına girmemizi sağlayan Atatürk ilke ve devrimlerinin kıymetini daha iyi anlıyoruz.
Büyük önder Atatürk; elinde tüm imkanlar varken yasama, yürütme, yargı yetkilerini tek elde toplayıp Monarşi(Krallık) rejimini getirebilirken; bütün yetkilerin ayrı organların elinde olduğu demokrasi esasına dayanan Cumhuriyet rejimini getirmiştir.
Şimdi ise; Cumhuriyet rejiminin tüm kazanımları birer birer yok edilmekte ve halk egemenliğinden kişi egemenliğine geçişin taşları döşenmektedir.
 
Toplumumuzu etnik, dinsel, mezhepsel olarak bölmek isteyenlere;
Atatürk'ü,mirasını ve devrimlerini yok etmek isteyenlere;
Andımızı, Milli Bayramları,Gençliğe Hitabe'yi yasaklayanlara,T.C ibaresini kaldıranlara;
Eğitim sistemini sürekli değiştirerek içi boş nesiller yaratmak" isteyenlere;
Tarım, hayvancılık ve ticarette insanlarımızı dışa bağımlı hale getirenlere;
Üreten toplumdan tüketen toplum haline getirenlere;
Dış politikada ülkemizin onurunu yok ederek; güçlü devletten aşiret devleti haline getirenlere;
Toplumumuzun barış içinde yaşamasını sağlayan Laiklik ilkesini yok ederek; cemaat ve tarikatların güçlenmesini sağlamak suretiyle halkın dini duygularını sömürenlere;
Yer altı ve yer üstü doğal kaynaklarını hoyratça yok edenlere;
Dürüstlük, ahlak,erdem, onur, hak- adalet,insan hakları, eşitlik , özgürlük kavramlarını yok etmek isteyenlere;
Gençlerimizin umutlarını ve mutluluğunu yok etmek isteyenlere;
Doğa ve çevreyi talan ederek, insanlık için felaketlere sebep olanlara;
Kadınların onurunu, çocukların masumiyetini yok etmek isteyenlere;
Bilim, kültür ve sanatı yok etmek isteyenlere;
Saygın bilim yuvaları olan üniversiteleri bölmek isteyenlere;
Devlet hizmetinde liyakata değil, sadakate önem verenlere;
İnsanlarımızın çoğunu yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşatanlara;
Türk Milleti, en güzel yanıtı 24 Haziran'da verecektir.
 
Haziran'ın güneşi evlerimizi ve ülkemizi aydınlatacak; karanlık günler sona erecektir...
Umut ve mutluluk çiçekleri ülkemizin her yerinde açacaktır.