Deniz’e, üç fidanlardı!.

Nabide Kılınç 07/05/2019 - 08:44:12

Bugün incelendiğinde Deniz Gezmişler, demokrasi ve daha özgür, bağımsız ve mutlu bir Türkiye için, bugün herkesin yaşayacağı ve söyleyeceği düşünceleri özgürlükler için, bir acı bedel ödemişlerdir...

Bugüne dek Türkiye onun saçılan dallarından rüzgarıyla ışık vermiş, demokrasi ve bağımsızlığa. Etkileri yayılmıştır, o serpilen fidanlara. Ancak eylem biçimleri mi işte o günlerin ülkesi göz ardı edilmeden o tartışılır...İnançları uğruna can yakmayanlar. Özgürlüklerini haykırmak isteyenler. Ülkesini büyük mücadele ile sevenler...Deniz dalyan bir lider...Asla geri dönmeyenler...Işığı zamana yayanlar. Daima ileriye bakanlar. Eğer Türkiye bir Adnan Menderes'i konuşuyorsa, aynı dramla üstelik tam bağımsız Türkiye diyenler Deniz Gezmiş'leri aynı kaos ve acıdan dolayı konuşmalıdır.

Onlar DENİZ, HÜSEYİN, YUSUF. Geleceğin korkmayan savunucuları DEVRİM'in inançları. Neye inandılar? Temelinde bu ülkenin üstünde dolaşan kara bulutlardan Türk Milletini arındıran, kurtaran o günler kötü gidiyordu, Osmanlı çökmüş kuşatılmıştı. Mustafa Kemal Atatürk yüce Türk Millet'nin kendi karakterini ve bağımsızlığını çok büyük savaşlarla vermek zorunda kalmış asaletli, zeki, yüksek bir karakterdi. Osmanlı o denli ulusları içinde barındırmış, ancak kendisini batıya açamamıştı. ve bir bir o sınırlarını kaybediyor işgal ediliyordu. Böylesine önemli yol geleceğe yeniden şekillenmeliydi, Türk milleti sonsuza dek ya manda altında, sömürge altında, ya da yeni ve özgür bağımsız bir Türkiye çizilmeliydi kendisini var etmeliydi. İşte seçenek bu denli açıktı, yol bu denli ikiye ayrılmıştı. Tıkanmıştı halk perişan, şehirler yabancı askerlerin işgali altındaydı. İşte bunları özümsemişler, Mustafa Kemal ATATÜRK'e ve DEVRİM e hep inanmışlardı. DENİZ,YUSUF,HÜSEYİN...Belki yöntemleri biraz tartışılabilir ancak, o günlerin o demokrasi uğruna yürünen yolun koşullarından taa oralardan almak gerek olayları, olguları sosyolojik ve toplumsal, siyasal vurgulamak gerek. Onlar ülkenin üç tarafı ile çevrili DENİZLERİ gibiydi. Çoğalmak, yaşanılır bir ülke hedefleri idi. İdealleri bu ülkü uğruna ölebilmekti... Ne olursa olsun ÇAĞ ÇAĞIN en ileri demokrasilerinde, idamlar mıdır ülkeleri, hayatı, devrimi yoluna koyacak olan? Birilerinin ekmeğine yağ sürmek değil midir? Bu nedenle gerek ADNAN MENDERES'in, gerekse ÜÇ DENİZİN "DENİZ, HÜSEYİN, YUSUF" idamları ülkeye, geleceğe yol olmalı. Tarihten ders almalıdır. Nedir siyasetlerin, iç dış odaklı güçlerin, talancıların halka zulmü...Halk güçlenmeli, kendi geleceğini, aydınlık yarınlarını kendisi kurmalıdır. Bu ülkeyi , başı sıkışan herkesi hep HALK değil midir kurtaran...Sevgiyle ve saygıyla anıyorum.

Yıldızlar sönmeyecek gün ağarıncaya dek bu gece yağacak deniz deniz . Seni düşünmek bu gecede...Gidişini, gülümseyişini, özgürlük diye dalyan oluşunu... Aşk dolu yürekte ideolojik bağımsızlığını, yıldızlar seni düşleyecek, yağacak mezarına ...Bu gece tüm evren bir olup böcekler, börtüler, kuşlar, yıldızlar, en sevdiğin türküler, en sevdiğin sigaran parmağında uçarken dumanı. Düşüncelerin, duyguların, özgürlüğün bize kaldı, bize kaldı türkünü söylemek.(N.K)

Deniz'ler geldi Anadolu'ya. Üç delikanlı. Üç devrimciydiler. İzleri vardı .