“Bodrum olmadı Kos verelim” - Yarımada Gazetesi

“Bodrum olmadı Kos verelim”

Erdil Ünsal 27/09/2016 - 12:01:14

Uygarlık adına yaratılan bütün olgu ve araçlar ile fizyonomisindeki veriler o kent toplumunun uygarlık düzeyini gösterir. Her türlü suç, cinayet, hırsızlık, arsa ve yapı spekülasyonu, kuralsız davranışlar, eğitim, ulaşım, sanat etkinlikleri, müzeler, planlama, kent estetiği, yol, kaldırım, kentsel işlevler yeşil alan, konut, adalet, güven, sağlık, temizlik ve daha pek çok alan kent için bir yaşamsal kalite standardını tanımlarlar. Almanaklara geçmiş bir zamanların turizm cenneti olmuş Bodrum; bir Nice bir Capri gibi turizme % 75 e varan oranda hizmet veren bir turizm kenti yapılamadı. Bodrum’un usta gazetecisi Yaşar Anter 28 Mayıs 2012’de Arena gazetesinde şöyle der. “Aşk’lara ve yeni Yaşamlara liman olan Antik Kent Bodrum; Neyzen Tevfik, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir ve Zeki Müren’den sonra Yeşilçam’da film çeviren, tvlerde ülkenin gidişatı için yorumda bulunan siyasiler, futbolcu, antrenör,  tv spor yorumcusu, Dışişleri Bakanlığı bürokratları, Başbakan danışmanlarının vb.nin 2. adresleri oldu”. Bodrum’un derelerine turizm tesisi yaparak, arıtma tesislerinin kapasitesini arttırmayan İdari ve Mülki yerel kadroların bu işlere gönül veren kişilerden kurulu olmaması yanında, gerek yerli halkın gerek dışarıdan gelerek Bodrum’u mesken tutmuş kişilerin örgütlenmemesinin de sorumluluğu büyüktür. Çarşı Ortadoks ve tabanı kılıç balığı mozaikleri ile süslü Bitez Gara kilisesinin, 8 adet değirmenburnu yeldeğirmenlerinin, senelerce yıkık dökük harap bekleyen tarihi yapısının turizme kazandırılması. Mısır prensesi Nefertiti’nin büstü Berlin Müzesinde ama Uluburun Batığından çıkan 20 bin değerli altın gümüş bulgular arasında çıkan “Nefertiti’ye ait altın mührün” tanıtılmamasında işlevsiz kalmada sadece yerel yönetimi suçlamak yakışıksız olur. Pufuduk yastıklı plajı olan Trilyonluk villa sahibi Türk büyüklerinin kendi altyapı sorunlarına el vermemeleri, her şeyi idareden beklemeleri ve belediye encüment toplantılarına katılarak maddi olmasa da manevi katkıda bulunmamaları anlaşılamamaktadır. İdari ve Mülki il ve ilçe yönetimlerinin Bodrum Kent Konseyine yeterli destek vermemesi, başkan sayın Hamdi Topçuoğlu’nun yapıcı çalışmalarını ve gayretlerini akim kılmıştır. Konsey toplantılarının  önemli çoğunluğunu Bodrum’u sonradan mesken tutmuş İstanbul ve Ankara’dan turizm göçeri entelektüel kişiler oluşturmaktadır. Bodrum’un yerli halkının büyük çoğunluğu dün olduğu gibi bugün de düzenlenen etkinliklerde yoktur ve Ankara ve İstanbul’dan gelen entelektüeller birbirini ağırlamaktadır. Örnek, Bodrum ÇYDD-Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, her yıl değişen sayıda da olsa 2015 yılı verilerine göre ilk-orta-lise ve üniversite olmak üzere toplam 325 öğrenciye burs vermektedir. Bodrumlu yerli halktan birkaç finansör dışında, Bodrum dışından gelerek Bodrum’u mesken tutan göçerlerin çoğu bu 325 adet gence eğitimleri için finans desteği vermektedir. Üstelik bu finans desteği alanların %90’ı yerli halk çocuklarıdır.  Burada, saydığım önemli Çarşı kilise, 8 adet değirmen onarımı ve Nefertiti altın mührünün tanıtımı gibi bazı önemli ilgi bekleyen tarihi girişimler, AKP hükümetinden önce de atıl beklemekteydi. Ayrıca, ilçe yerel yönetimlerinin alacağı bütün kararların Muğla ve Ankara’ya bağlanması, derneklerin ve sivil toplum örgütlerinin örgütlememeleri, toplantılarının “anlaşamadan anlaşma kararı alarak” dağılmaları bu güzel beldeyi soluksuz kılmıştır. Asgari 5 yıldır özel düzenlenen açık hava konserleri hariç, adı Festival olan Hamsi Festivali dışında Bodrum’da ses getirecek bir Festival etkinliği hatırlamamaktayım. Bugün KOS Yunan adasına giden Bodrumlular, Bodrum’dan daha çok KOS ta para harcamakta ve vakit geçirmektedirler.