BODRUM’DA BİR TURİZM BAKANI

Yiğit Girgin 15/04/2017 - 17:35:44

Değerli okuyucu, size Bodrum selamı ile MERHABA!

Bodrum, son iki haftada çok değerli iki devlet görevlisi ağırladı. İlki, Sn. İlker ASTARCI (Cumhurbaşkanlığı Halkla İlişkiler Daire Başkanı), son olan ve en önemli ziyaret olarak tanımladığım Sn. Turizm Bakanı Nabi AVCI oldu. Sn. Astarcı aksine, bakan Avcı’nın ziyaretinin olumlu olmasının sebebi ise, daha bir sonuca yönelik ve tam anlamı ile sektöreldi.

Sn. Astarcı, katılmış olduğu programın 2 saatlik diliminin yaklaşık 1.5 saatini siyasi gündeme ayırmış ve referandumda neden, nasıl karar vermeliyiz onu anlattı. Son yarım saatimiz ise turizm ve ilgili durumlar ile konuşarak geçti, yine de derdimizi anlatabilmek adına olumlu olmuş olsa gerek.

Toplantının soru-cevap kısmında Sn. Astarcı konumunun turizmden uzaklığı ile olsa gerek, devletimizin referandum sonrasında turizm ile alakalı yatırım ve düşünceleri ne olacak? sorusuna; “turizm öncelikli hedefimiz değil, evvela ülkemizin bekası önemli” şeklinde cevap verdi. Tabiki de hepimiz için ülkemiz öncelikli bir durumda, fakat bu kadar büyük ve yaklaşık 60 yan iş kolunu destekleyen sektörün bugüne kadar hep yalnız bırakılması üzücü…

Gelelim en verimli toplantımıza

Toplantıdan önce bazı fikirlerim ve önyargılarım vardı. Sn. Bakan Nabi Avcı’nın 16 Nisan referandumu özelinde bizlere hitap edeceği ve sorunların daha az konuşulacağı yönünde fakat ne mutlu ki tamamen yanıldım. Toplantı kısa, fakat son derece verimli geçti. Keşke, vaktimiz fazla, salon daha çok turizmci dolu ve referandum öncesi değil de daha önce bir zamanda yapılıp gerçekten sorunları çözmeye odaklı olabilseydi, umarız devamı süreklilik arz eder.

Konular neydi?

Genel olarak turizmin gidişatını, verilecek destekleri, bakanlığın ve devletin turizm politikası haline “gelen gurbetçi” turizmini ve istihdam gibi konular konuştuk.

Sn. Bakan Muğla dahilinde konuşsa da ben Bodrum için değerlendirme yapmak isterim. Neydi o detaylar?

  • Turizm sadece Türkiye’de değil, küresel olarak terörden etkilendi” dedi.

  • Turizmciye destek paketleri ile istihdamı artırdık” dedi.

  • Turizm hedefimizin 25 milyon olduğunu belirtti.

  • 6 milyon gurbetçi vatandaşımızın komşusunu alıp Türkiye’ye gelmesi için kampanya yaptıklarını açıkladı.

  • Gelen gurbetçi vatandaşımızın düğün-dernek-sünnetini Türkiye’de yapacağını belirtti.

  • Türkiye genelinde de odaların ve STK’ların gelecek olan gurbetçilerimize destek anlamında tatil paketlerini sunduğunu söyledi, bunun üzerine de BODTO da Bodrum’da evlenecek olan çiftlere “mavi yolculuk” hediye etti.

  • Önemli bir tespit olarak, deniz-kum-güneş yeterli değil, tarihi ve kültürü de satmamız gerektiğine değindi.

  • Yeni Pazar arayışında Hindistan’ın önemine dikkat çekti ki son derece haklı, Hindistan pazarı Türk turizminde daha iyi yerlere gelip, daha iyi iş birliğine gidilmeli.

  • Türkiye genelinde yeni havalimanlarımızın da devreye girmesi ile artık ulaşım rahatlığı sağladığımızı belirttiler.

Cevapları eksik kalan sorularım... 

Toplantının son kısmında Sn. Bakan Nabi Avcı’ya bir soru sorma şansı elde ettim ve pek cevap alamadım, sanırım sorularım uzun ve vakit bir o kadar dardı. Sizden ricam soruların cevaplarını bir de siz cevap vermeyi deneyin, kendi cevabınızı bulduğunuzda da bir durup düşünün.

  • Bodrum'da resmi olarak 80.000 yatak var, en basit hesap ile %70 doluluk ve 180 gün hizmet ile yaklaşık 2.000.000 turist ihtiyacımız var, 2016 yılında Bodrum’a gelen turist sayısı 450.000! bu sisteme kaçak yatakları da soktuğumuzda durum daha bir zor olmakta, turist rakamlarının artması ve kaçak yatakları engellemek için bakanlık ne gibi önlemler almaktadır?

  • Bodrum’un ana pazarları İngiltere-Almanya-Belçika-Fransa-Hollanda’dır, tüm bu ülkeler ile siyasi bir kriz yaşamaktayız, ülkemizin çıkarları en üst noktadadır tabiki fakat bu ülke vatandaşlarının ülkemize ziyareti için daha ılımlı bir hava oluşturmak ve potansiyellerini korumak adına bakanlık ne gibi girişimlerde bulunmaktadır?

  • 2015 yılında 40 milyon turist hedefleyen bir ülkeden, 25 milyon turist hedefler konuma geldik, döviz bazlı 10 milyar dolar üzerinde bir kayıp yaşamaktayız, yan sektörler perişan! Bu açıkları, gelecek olan gurbetçilerimiz mi kapatacaktır?

  • Gelecek olan gurbetçilerimiz tüm düğün-dernek-sünnet organizasyonlarını burada yapacaklar ise; bu vatandaşlarımız kaç kez evlenecek ve kaç kez sünnet olacaklardır?

Uçak istiyoruz ama…

Biz bodrumlu turizmciler olarak, değerli Türk şirketimiz THY’den yurt dışı şehirlerden Bodrum’a direkt uçuş istiyoruz ama THY bir türlü o uçağı uçurtmuyor.

THY’nin şu anda hangarda yatan 50’ye yakın uçağı var. Düşünün ki, bu uçakların uçmasındansa hangarda yatması daha karlı. Ayrıca THY henüz sipariş ettiği uçakları dahi Boeing firmasından alamamış durumda, çünkü parası yok.

Bir ayrıca daha, uçuş eklenmesi işi tamamen arz talep meselesidir, talep olmalı ki, arz edilsin. Arz-talep dengesi oluşmadıktan, mevcudu koruyup üzerine ekleyemedikten sonra kimse zararına uçak uçurmaz, nitekim Bodrum’un başına bu gelmiştir, talep düşmüş, uçak arzı da kaldırılmıştır. THY dahi uçak koymak için Bodrumlu turizmciden %75 koltuk garantisi istemekte ve altında kalındığı taktirde ücretini bizlerden istemektedir. Tabi tüm bu açıkladığım uçak konusu şahsi fikrimi oluşturmaktadır, belki ayrıca bir yazı konusu olur, şimdilik bu kadar. Bir güzel durum da şu ki, bodrumlu turizmci birleşmeye ve daha çok ortak tanıtım yapılması fikrinde hemfikir.

Toparlayalım

Bakınız, son iki yıldır doların artışı, piyasaların siyaseten belirsizliği, ekonominin alarm vermesi, sektörel ve genel olarak işsizlik rakamlarının artması, Bodrum'un ana destinasyonları ile yaşanan krizler şüphesiz ki bizler için bir problem! Tüm bu detaylara bakarak dahi işlerin hiç iyiye gitmediğini, sanılanın aksine, arzu edilen istikrarın fevkalade uzağında olduğumuz aşikâr.

Sn. Bakanımızın toplantısından bizlere anlattığı iki enstantane ile kapanışı yapalım, Sn. Nabi Avcı konuşurken, Sn. BOYD Başkanı Serdar Karcılıoğlu bir rakam datası verdi ve Nabi Avcı’da durumu irdeleyeceğini ve yıllar önceki ekonomi kitabının ön sözünde yazan şu cümle ile açıkladı; “Rakamlar yalan söylemez, yalancılar rakam uydurur.”

Bodrum turizm rakamları 2010 yılından bu yana düzenli olarak düşüş seyrinde. Bu durum tabiki sadece devlet politikaları sonucu değil, biz Bodrumluların da yaptığı bir durum oldu, fiyatların yükselmesi, kendimizi müthiş bir destinasyon olarak görmemiz ve üzerine oluşan siyasi problemler bizleri turizm liginde farklı bir noktaya getirdi. Yukarıda sorduğum sorular güncel gündeme ait olsa da altyapısında birçok değişken söz konusu.

Siz yine de yukarıdaki soruları bir düşünün lütfen, çıkmaz sokaktan çıkmamız için sunulanlara bir bakıp ona göre geleceğimiz için daha iyi adımlar atmalıyız.

Son olarak;

Nasrettin Hocanın iki oğlu varmış. İkisi de ayrı ayrı köyler de oturuyorlar; biri pamuk tarımıyla diğeri zeytin tarımıyla uğraşıyormuş. Hoca sabahleyin erkenden kalkmış “hanım eşeği hazırla ben oğlanları ziyarete gideceğim” demiş. Bunun üzerine hanımı eşeği hazırlamış, Hoca da eşeğine bindiği gibi önce pamuk tarımıyla uğraşan oğlunu ziyaret etmiş. Hâl hatır sormadan sonra oğluna, “Oğlum işler nasıl?” diye sormuş. Oğlan da Hocaya “Baba eğer yağmur yağarsa tarladaki pamuk mahvolur, anam ağlar” diye cevaplamış. Neyse Hoca o gece oğlunda misafir kalır, sabah erkenden yola çıkarak zeytin tarımıyla uğraşan diğer oğlunu ziyaret eder. Onunla da hâl hatır sormadan sonra “Oğlum işler nasıl?” diye sorar. Bu oğlan da Hocaya “Baba ağaçlardaki zeytinler zayıf, eğer yağmur yağmazsa anam ağladı” diye cevap vermiş. Neyse Hoca o gece de o oğlunda kalır, sabah erkenden köyüne döner. Hocayı karısı karşıladığında “Oğlanlar nasıl?” diye sorar. Bunun üzerine Hoca hanımına “Hanım oğlanları bilmem ama yağmur yağsa da yağmasa da ağlayan sen olacaksın” diye cevap verir.

Unutmayalım ki, gelecek bizlerin elinde, nasıl istiyorsak öyle olması için elimizden gelen doğruları yapmalıyız.

Saygı ve sevgilerimle, hayırlı hafta sonları efendim.